Reklamlar

Yolda Büyümek

Minik Gezgin - Yolda Büyümekİnci ve Soner Sarıhan’dan bahsettiğim ve “Pedalımda 5 Ülke” kitaplarını tanıttığım yazıda, o kitapta anlattıkları yolculuklarından sonra da bisiklet yolculukları yaptıklarından söz etmiş ve şöyle demiştim:

Sonra aralarına çocukları Tibet katılmış. Onları tanımayan ve bu satırları okuyan birçok insan “ee ondan sonra bitmiştir tabii bu seyahat işleri” diyecek belki ama onlar herkes gibi olmadıklarını ispatlarcasına Minik Gezgin olarak çağırdıkları Tibet ile birlikte, o daha 22 aylıkken orta Avrupa’da 3486 kilometrelik bir rotayı geçmişler. Genel bakış ile 2 yaşında bir çocukla başka bir şehre bile seyahat etmek çok zorken onlar ailece günlerini bisiklet üstünde gecelerini ise yıldızların altında çadırlarında geçirerek dünyaya bizden çok daha yakın olmayı başarmışlar.

İşte şimdi, İnci ve Soner (ve tabii Tibet) bu bahsi geçen yolculuklarının hikayesi ile karşımızdalar. “Minik Gezgin-Yolda Büyümek” ismini verdikleri kitabı okuduğunuzda çok seveceğinize eminim. Yaptıkları şeyin güzelliğinden, birçok insan için belki de imkansızlığından söz etmeyeceğim, çünkü onlar ve yaptıkları hakkında düşündüklerimi önceki yazımda dile getirmiştim. Asıl değinmek istediğim şey yolculuklarını ne kadar hoş ve çok yönlü anlattıkları.

Yazının devamı…

Reklamlar

Evde Etkili Bisiklet Antrenmanı

trainerroad logoEveeet, kabullenmeye hazır mıyız? Kış geliyor. Ekim ayının başı itibariyle hızla soğuyan hava yeniden biraz ısınacak belki ama haziran veya temmuz aylarındaki gibi olmayacak. Peki, bu ne demek? Dışarıda yapılan bisiklet antrenmanları gerçekten zorlaşacak. Özellikle Ankara gibi şehirlerde hafta içi sabah işe gitmeden önce bisiklet antrenmanı yapmak artık neredeyse imkânsız. Saat 6:00-6:30 civarı sıcaklık 3-4 derecenin üstüne çıkmıyor. Çözüm; evde trainer. Tamam, trainer güzel bir icat ama ilerlemeyen bir bisikletin üzerinde oturup pedal çevirmek zaten sıkıcıyken bir de coğrafi değişimler olmadığından antrenmanı tek düze yapmak var. Zamanı temel alıp, hız kadans sensörü varsa saat desteğiyle kadans izleyip, viteslerle oynayarak çalışmalara biraz renk katmak mümkün ama tam anlamıyla olmuyor. Bu yazıda bu konuya bulduğum bir çözümün detaylarından bahsedeceğim.

Yazının devamı…

1. Erdek Uzun Mesafe Triatlon Kampı

kamplogoŞöyle 4-5 gün güzel bir coğrafyada bir otele kapansak, günde 4 öğün sınırsız güzel yemek verseler, sürekli yüzme, bisiklet ve koşu antrenmanı yapsak, dinlenirken de eğitim verilse, deneyimler anlatılsa, teknik dokümanlar ve antrenman programları dağıtsalar, ne süper olur değil mi? Her mesafede triatlonlara hazırlananlar için nefis bir hayal. Yurt dışında bu tür triatlon kampları oldukça yaygın. Peki ya Türkiye’de? Ne yazık ki yapılmıyor. Daha doğrusu, bugüne kadar yapılmıyordu. Bu kampların ilki 11-15 Eylül tarihleri arasında Maratonİst’in, özellikle de Emre ve Sezin Tacir çiftinin kusursuza yakın bir organizasyonu ile Erdek’te gerçekleştirildi. İşte bu yazı o kampın detaylarını anlatıyor.

Yazının devamı…

Kartalkaya Tırmanışı

Kartalkaya haritaBisiklet yarışlarını izliyor musunuz? Ben en azından büyük turları izlemeye çalışırım, denk gelirse bazı klasikleri veya yol yarışlarını da izlerim. Bu yarışlara denk geldiyseniz duymuşsunuzdur, etaplarda tırmanış puanları verilir. Tırmanışın sonunda bir kapı olur, o kapıdan geçen ilk belli sayıdaki bisikletçiye giderek azalan puanlar verilir. Tur boyunca bu puanlardan en çok toplayana da tırmanış birinciliği verilir. Fransa Turu’nda en iyi turmanışçı kırmızı puantiyeli forma giyer, duymuş veya görmüşsünüzdür. İşte bu tırmanış puanları yokuşların kategorizasyonuna göre belirleniyor. Tırmanışları genelde 4 kategoriye ayırıyorlar. Bunun bir formülü yok. Mesela Fransa Turu için yaklaşım şöyşe.
Kategori 4 -> 2 km; %5 veya 5 km; %2-3
Kategori 3 -> 1,5 km; %10 veya 10 km; %4
Kategori 2 -> 5 km; %8 veya 15 km; %4
Kategori 1 -> 8 km; %8 veya 20 km; %5

Yazının devamı…

Pedalımda 5 Ülke

Soner ve İnci TedXResetSoner ile 2012 yılının şubat ayında İznik’te tanıştım. Caner, Ilgaz ve Aykut ile İznikUltra parkurunu netleştirmek için oradaydık. Caner, “burada yaşayan öğretmen arkadaşım, bize destek olacak” diyerek tanıştırmıştı. Çok sakin, kendi halinde görünümü ve konuşması ile aklımda kalmıştı. O gün tanıştığımızda neler yapabildiği konusunda hiç bilgim yoktu. Bizim yaşlarımızda öğretmenlik yapan normal bir adam olarak kaydetmiştim hafızama, tanıdıklarım arasına. Sonra onun ve karısının neler yapabildiklerini ve hatta neler yaptıklarını öğrendikçe Soner’e (ve eşine olan) bakışım giderek değişti. Artık hafızamdaki tanıdıklarım listesinde, kendini rutinden ve alışılagelmişten koparabilmeyi başarmış, hayattan farklı şekilde keyif alınabileceğini fark etmiş ve ispatlamış, saygı duyulacak projelere imza atmış çok az sayıda insanın arasında yerini almış durumda.

Yazının devamı…

İçeride Bisiklet

Garmin hız ve kadans sensörüYüzmeye başladığımdan söz ettiğim ve sonrasında kararsızlığımı paylaştığım yazılarda belirttiğim gibi koşunun yanına yüzme ve bisikleti eklemek için çabalıyorum. Yazın sonlarında yüzme konusunu hallettim ama Avrasya Maratonu’ndan önce bisiklete çok bulaşmamaya çalışınca ben pedallamaya başlayamadan kış geldi. Oysa sağ olsun bir arkadaşım bana kullanmadığı eski yarış bisikletini vermiş ve ben de üzerinde gerekli düzeltmeleri yapıp hazır hale getirmiştim. Ankara bir anda soğuyunca bisiklet gerçek anlamıyla sonraki bahara kaldı.

Yazının devamı…

Reklamlar