Running Through My Mind
İnsanın çevresinde yaratıcı, üretken ve zevkli birilerinin olması güzel. Onların çalışmalarının bir parçası hatta bazen odak noktası olmak keyif verici. Ortaya çıkan ürünler insanı mutlu ediyor.
diye yazmıştım Blue Moon Runner videosunu paylaşırken. Bugün yine o mutlu eden ürünlerin birinden söz edeceğim.
Eşim Başak, yoğun koşu antrenmanlarıyla geçen son dönemde, yanımda olduğu zamanlarda bazı kayıtlar yapmıştı. Hem gerçekten sürekli koştuğum hem de aklımda uzun koşmak konusunun olduğu bir dönemin sonunda ortaya böyle bir şey çıkartmış olması tam yerinde oldu. “Running Through My Mind“, hem aklıma takıldı, sürekli düşünüyorum anlamıyla sürekli zihnimde koşu konusunun dönüp dolaştığı, hem de uzun mesafe koşusunun aslında zihinsel bir süreç olduğuna gönderme oluşuyla bu dönemin detayını çok güzel ortaya koyan bir klip. Öte yandan Başak, stoner rock ve psychedelic blues’un uzun koşuları çağrıştırdığını söyler hep. Bu ikisi gerçekten de bu videoda çok uyumlu görünüyor.
Ben ortaya çıkan klibi çok sevdim, bakalım siz nasıl bulacaksınız?
Şöyle 4-5 gün güzel bir coğrafyada bir otele kapansak, günde 4 öğün sınırsız güzel yemek verseler, sürekli yüzme, bisiklet ve koşu antrenmanı yapsak, dinlenirken de eğitim verilse, deneyimler anlatılsa, teknik dokümanlar ve antrenman programları dağıtsalar, ne süper olur değil mi? Her mesafede triatlonlara hazırlananlar için nefis bir hayal. Yurt dışında bu tür triatlon kampları oldukça yaygın. Peki ya Türkiye’de? Ne yazık ki yapılmıyor. Daha doğrusu, bugüne kadar yapılmıyordu. Bu kampların ilki 11-15 Eylül tarihleri arasında Maratonİst’in, özellikle de Emre ve Sezin Tacir çiftinin kusursuza yakın bir organizasyonu ile Erdek’te gerçekleştirildi. İşte bu yazı o kampın detaylarını anlatıyor.
