Spartathlon 2017 Destek Ekibi Raporu

Açıklama: Bu yazıyı eşim Başak yazdı. Spartathlon sırasında Can ve Cansu ile birlikte destek ekibim oldular. Hem destek ekibi gözüyle yarışı anlatmak hem de ileride destek ekibi olarak orada bulunacaklara kılavuz olabilecek detayları kayıt altına almak için bu yazıyı yayınlamak istedik. 

WhatsApp Image 2017-10-01 at 09.14.39

1 Ekim 2016, Mert’le kahve içiyoruz, bir şeyler okuyoruz. İsveç’teki 100 mil yarışının üzerinden henüz iki hafta geçmiş. Bir an, Mert bana bakıyor. Bir gülümseme. Başıma gelecekleri bildiğim ve yüzündeki ifadenin de beni o duruma alıştırma konuşmasına girişi temsil ettiğini anladığım için fotoğrafını çekiveriyorum. O ifade kayda geçiyor, ileride bakıp bakıp güleceğiz. Konuşmaya devam ediyoruz. Bir süre sonra Spartathlon yarışına ön kayıt yapılıyor.

14 Mart 2017, Spartathlon çekilişini canlı takip ediyorum. Görüntü bana 80’lerdeki TRT programlarını anımsatıyor. “Mert Derman, Tourkía”. Arayıp Mert’e haber veriyorum. Akşam yemeğini yerken başımıza gelecekleri idrak etmeye çalışıyoruz. Gülüyoruz. Zor olacak!

Yazının devamı…

Breaking2 Gelişmeleri

Eliud Kipchoge

Eliud Kipchoge

Nike’ın Breaking2 projesini duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Konu hakkında Koşturmaca’nın 55. bölümünde Ilgaz ile konuşmuştuk. Özetle, Nike en hızlı maraton süresini iki saatin altına indirmek için bir proje başlatmıştı. Takımdan ilk bilgiler gelmeye başlamış. Kenya, Etiyopya ve İspanya’yı (Tadese Eritreli ama koçuyla İspanya’da çalışıyor) dolaşan takımın üyeleri ile görüşen Alex Hutchinson detayları yazmış. Tüm yazıyı çevirecek zamanım olmadı, ama okurken dikkatimi çeken birkaç detayı not ettim, onları paylaşayım.

Yazının devamı…

2016 özeti ve 2017′ye bakış

Black River Run kemer tokası2015 yılının sonunda bu blogun bir geleneğini atlamışım, yeni fark ediyorum. Ondan önceki tüm yıl sonlarında “yılın özeti” etiketiyle geçmiş yılın özeti ve gelecek yıla bakış şeklinde yazılar yazmışım. Bir yıl biterken geriye dönüp o yılda neler yapmışım diye bakmak ve yeni gelen yılda yapacaklarını gözden geçirmek çok elzem olmasa da birçok açıdan işe yarar bir eylem bence. O nedenle bu yıl bu yazıyı yazmayı önemsedim. Son yazdığım özet/bakış yazısında şöyle yazmıştım: “ileri bir tarihte önemli bir şey yapmayı planlıyor ve o tarihi bekliyorsan hızla kendini o noktada buluyorsun, sonrasında da hemen bir sonraki plan sırada beklediğinden hız hiç azalmıyor.” 2016’da benim ana hedefim olan yarış Eylül ayında olduğundan zaman ilk 9 ay çok hızlı akıp geçti. Sonrasında zamanın akışı biraz daha yavaşladı ama hedeflerin ardı arkası kesilmediğinden hızlanması çok uzun sürmedi.

Yazının devamı…

Sayılarla Runatolia 2016

Geçen hafta sonu Antalya’da Runatolia 2016 organizasyonunda maraton koştum. Kendi yarışımla ilgili olarak bir rapor yazdım ancak maraton kategorisine şöyle genel olarak sayılarla bakmak istedim.

Yarışa 311 erkek, 32 kadın başlamış. Bunlar arasında 18 erkek ve 3 kadın yarışı tamamlamamış, 10 erkek ve 3 kadın da diskalifiye olmuş. Türkiyenin en büyük maratonlarından biri olan ve 11.si düzenlenen bir yarış için çok çok az.

Erkek Kadın Toplam
Bitiren 283 26 309
DNF 18 3 21
DSQ 10 3 13
Toplam 311 32 343

 
Yarışın sonuçlarına bakarsak şöyle bir tablo görüyoruz.
Yazının devamı…

Koşu pistinde antrenman

ss2Son zamanlarda antrenmanlarımın çoğunu pistte yapmaya başladım. Zaten her zaman, özellikle interval ve tempo gibi görece daha teknik antrenmanlarımı pistte yapardım ama artık neredeyse hep pistteyim. Bazı arkadaşlar pistte antrenman yapmanın sıkıcı olduğunu düşünse de bana çok sıkıcı gelmiyor. Bugüne kadar pistte 32 km’den daha uzun antrenman yapmadım, ama ötesine de geçsem çok dert etmeyebilirim. Bu kadar çok pistte koşunca aklıma koşu pistleri ve pistte antrenman yapmak üzerine bir şeyler karalamak geldi. Özel bir konuya odaklanmak veya bir sistematik izlemek gibi bir amacım yok sadece bu konuda bildiklerimi, deneyimlediklerimi veya aklıma gelen her şeyi yazacağım.

Yazının devamı…

Aladağlar Sky Trail Rota Fotoğrafları

Bir önceki yazıda uzun uzun anlattığım Aladağlar Sky Trail yarış rotasında geçirdiğimiz zaman boyunca çektiğimiz fotoğraflardan bazılarını paylaşmanın, rotayı anlamayı kolaylaştıracağını düşündüm. Fotoğraflarla birlikte daha anlamlı hale gelen yazıyı şurada okuyabilirsiniz.

Yedigöller kamp alanı

Yedigöller kamp alanı

Fotoğraf galerisi…

Aladağlar Sky Trail Yarış Rotasındaydım

Aladağlar Sky TrailSanırım ülkedeki koşu ve dağcılık dünyasında duymayan kalmamıştır; 15 Ağustos’ta Türkiye’deki ilk Sky Trail (yüksek rakımda patika) yarışı koşulacak. Raidlight sponsorluğunda Ordos ve Argeus ortak organizasyonu olan yarış duyulduğunda ilgi çok büyük olmuştu. 100 kişi ile sınırlanan katılımcı sayısına kayıtlar açıldıktan sonra 8 saat içinde ulaşılmış, ardından sayı 150’ye ve sonrasında 160’a çıkarılarak kura yöntemi ile katılımcılar belirlenmişti. Ben de ilk etapta kaydolamamış ama ardından -genelde olduğunun aksine- şansımın yaver gitmesiyle bu 160 kişi arasına girmeyi başarmıştım. Bu yarış oldukça özel, çünkü ülkede rotası bu kadar yüksekte, dağlardan, zirvelerden ve zorlu geçitlerden geçen başka bir yarış yok. Bu kadar zorlu olan bir yarışta rotayı hiç görmemiş olmak, rota hakkında kaba bilgilerden fazlasını bilmemek riskli olabileceğinden bayram ile uzayan hafta sonu tatilini rotayı yerinde incelemek için kullanmaya karar vermiştim. Tam olarak planladığım gibi olmasa da kararımı gerçekleştirdim. Herkesin böyle bir fırsatı olamayacağını tahmin ettiğim için aşağıda rota hakkında edindiğim izlenimleri de içeren yolculuk güncesini paylaşıyorum. Umarım katılımcılara ve ileride katılacaklara faydası olur.

Yazının devamı…

2014 özeti ve 2015′e bakış

Ironman Kopenhagİnsan, yaşı ilerledikçe zamanı daha hızlı akıyormuş gibi algılıyor sanırım. Yine bir senenin sonuna geldiğimizi fark ettiğimde ilk aklıma gelen bu oldu. Yakın zamanda bir yerlerde okumuştum, zamanın daha hızlı geçiyormuş gibi hissetmemizin bir nedeni de yaşlandıkça yeni şeyler öğrenmiyor, çarpıcı ve bizi etkileyen yeniliklerle karşılaşmıyor olmamızmış. Oysa ben 2014 yılı içinde birkaç çarpıcı an yaşadım ve çokça yeni şey öğrendim. Zaman akışı algımız ile ilgili benim düşüncem ise şu: eğer ileri bir tarihte önemli bir şey yapmayı planlıyor ve o tarihi bekliyorsan hızla kendini o noktada buluyorsun, sonrasında da hemen bir sonraki plan sırada beklediğinden hız hiç azalmıyor.
Yazının devamı…

9 ile Biten Yaşlar

39-40İnsanlar, yaşlarının onluk hanesi değişeceğinde farklı bir anlam arayışına giriyorlarmış. Bu anlam arayışları arasında her türlü konu var. Örneğin, bir online ilişki arayışı sitesinin 8 milyon erkek kullanıcısının verilerinden evlilik dışı ilişki arayanlara dair çizilen grafikte 39, 59 ve özellikle 49 yaşın oldukça öne çıktığı görülmüş. İşin ilginç yanı şu; hayatın anlamını sorguladığınız bir dönemdeyseniz bunu iki şekilde yapmanız mümkünmüş: uyumlu (yani anlam bulmanızı kolaylaştıracak yönde) veya uyumsuz (anlam bulma ihtimalini azaltır biçimde). Uyumsuz için en büyük örnek intihar. Enteresan bir şekilde istatsistiklere göre 9 ile biten yaşlardaki intihar oranları da oldukça yüksek. Peki ana konusu koşu olan bu sitede bu konunun işi ne?

Yazının devamı…

Uzun Mesafe Triatlon ve Kuantum Mekaniği

Dalga fonksiyonuBugün kuantum mekaniği ile ilgili bir makale okuyordum. Bildiğiniz gibi Kuantum Mekaniği mikro ölçekteki dünyanın fiziğini açıklamak için ortaya konmuş kavramlar bütünüdür çünkü klasik fizik her ne kadar klasik (makro-ölçekli) dünyayı çok detaylı ve tutarlı biçimde açıklayabilse de mikro ölçekte yetersiz/ilgisiz kalmaktadır. Ancak kuantum mekaniği titiz ve kapsamlı deneylerle test edilmiş olsa da bu deneylerin birçoğu farklı yorumlara açıktır. Bu nedenle kuantum mekaniğinin doğayı anlamamız konusunda bizi nasıl bilgilendirdiğini açıklamaya çalışan birçok yorumu ortaya atılmıştır. (Bu konularda uzman değilim, hatalı şeyler yazdıysam uyarın lütfen.) Fizik konusunda bu kadar çok atıp tutmamı da işte bu yorumlardan birinin adı ile konuya bağlamayı düşünüyorum. Yorumların en ünlüsü ve en çok kabul göreni 1920’lerde Kopenhag Üniversitesinde teorik Fizik Enstitüsünün kurmuş olan Niels Bohr ve asistanı Werner Heisenberg’in başında olduğu bir grup tarafından ortaya atılmış olan Kopenhag Yorumudur (Yaklaşımı). A-haa… Evet, (yazının yazıldığı gün düşünüldüğünde) 52 gün sonra Kopenhag’da bir uzun mesafe triatlon yarışında olacağım. Bugünlerde gördüğüm, duyduğum veya okuduğum her konuyu bu yarışa bağlama sorunum olduğundan kuantum mekaniği ile ilgili bir makaleden de buraya ulaşabildim. Hatta yazıyı okurken -her ne kadar saçma sapan şeyler olsa da- aklıma aşağıdakiler geldi.

Yazının devamı…