Pedalımda 5 Ülke

Soner ve İnci TedXResetSoner ile 2012 yılının şubat ayında İznik’te tanıştım. Caner, Ilgaz ve Aykut ile İznikUltra parkurunu netleştirmek için oradaydık. Caner, “burada yaşayan öğretmen arkadaşım, bize destek olacak” diyerek tanıştırmıştı. Çok sakin, kendi halinde görünümü ve konuşması ile aklımda kalmıştı. O gün tanıştığımızda neler yapabildiği konusunda hiç bilgim yoktu. Bizim yaşlarımızda öğretmenlik yapan normal bir adam olarak kaydetmiştim hafızama, tanıdıklarım arasına. Sonra onun ve karısının neler yapabildiklerini ve hatta neler yaptıklarını öğrendikçe Soner’e (ve eşine olan) bakışım giderek değişti. Artık hafızamdaki tanıdıklarım listesinde, kendini rutinden ve alışılagelmişten koparabilmeyi başarmış, hayattan farklı şekilde keyif alınabileceğini fark etmiş ve ispatlamış, saygı duyulacak projelere imza atmış çok az sayıda insanın arasında yerini almış durumda.

Soner ve eşi bir gün neden herkes gibi yaşayalım ki bu hayatı deyip konu üzerinde çok fazla kafa yormadan iki bisiklet ve bir çadırla uzun bir seyahate çıkmışlar. Sonra “oluyor yahu bu iş” diyerek Türkiye’de daha uzun bir seyahati de gerçekleştirince akıllarına daha uzaklar düşmüş. Kalkıp Türkiye’den Hindistan’a bisikletle gitmişler. Tanıdığım birçok insan bu seyahati uçakla bile yapamaz eminim ama onlar 5 ülkeyi pedallayarak geçmişler (sadece Tahran-İslamabat arasında ve Agra’dan sonra bisikletlerini kullanmamışlar). Ama tabii böyle şeyleri yapınca “tamam bitti bu iş” diyecek tipler olmadıklarından bu sefer 2008’de Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa hattını bisikletleriyle katetmişler. Sonra aralarına çocukları Tibet katılmış. Onları tanımayan ve bu satırları okuyan birçok insan “ee ondan sonra bitmiştir tabii bu seyahat işleri” diyecek belki ama onlar herkes gibi olmadıklarını ispatlarcasına Minik Gezgin olarak çağırdıkları Tibet ile birlikte, o daha 22 aylıkken orta Avrupa’da 3486 kilometrelik bir rotayı geçmişler. Genel bakış ile 2 yaşında bir çocukla başka bir şehre bile seyahat etmek çok zorken onlar ailece günlerini bisiklet üstünde gecelerini ise yıldızların altında çadırlarında geçirerek dünyaya bizden çok daha yakın olmayı başarmışlar. Daha sonra 2012’de, Hollanda’dan İstanbul’a yine üçü birlikte bisikletleri ile geldiler. Bu seyahatin özeti 3660 km ve 10 ülkeydi. Onlar halen durmuş değiller. Bu yaz Berlin’den yola çıkıp İsveç’in kuzeyindeki kutup çizgisine dokunmak üzere pedallarına asılacaklar. Onu da yapacaklarına şüphem yok. Daha çok projeleri ve hedefleri olduğuna eminim.

Pedalımda 5 Ülke

Onların sıra dışı hayatlarından ve kocaman dünyalarından kısaca bahsettim çünkü geçmişte gerçekleştirdikleri projelerinden birinin detaylarını paylaştıkları kitaplarının çıktığını duyurmak istiyorum. Türkiye, İran, Pakistan, Hindistan ve Nepal’de gerçekleştirdikleri maceralarını “Pedalımda 5 Ülke” ismi ile hazırlayıp beğenimize sunmuşlar. Hepimizin yukarıdaki gibi hayalleri vardır. Ama çok azımız bunları gerçekleştirme cesaretini ortaya koyabilir ya da fırsatını yakalarız. Böyle bir şeyi yapmanın nasıl bir şey olduğunu, yapacak olanları nelerin beklediğini ilk ağızdan dinlemek istersiniz diye düşünüyorum. “5 Teknik Sorun”, “5 Sabah”, “5 Sınır”, “5 Yemek Kültürü” gibi hep 5 ile başlayan bölümlerden oluşan kitap hoş bir dille kaleme alınmış. Samimi anlatımı ile bir çırpıda okunacaktır.

Kitabın başında şöyle demişler:

Türkiye turlarından sonra hayallerimizi süsleyen ve az sonra okuyacağınız satırların da konusu olan İran-Pakistan-Hindistan-Nepal rotasındaydı gözümüz. Doğu Beyazıt’tan Pokhara’ya uzanan bu yolculuğumuzda topraklarından geçtiğimiz 5 ülkede sadece bedenimizi değil, ruhumuzu da uzun bir seyahate çıkardık. İnsanlığın yazgısına tanık olduk. Daha yola çıkmadan günlüklere dökülmeye başladı bilinçaltımızda harmanlanan düşünceler duygular. Hüzün ve mutluluk, yoksulluk ve zenginlik, huzur ve endişe her ülkede kılık değiştirerek farklı yüzleriyle tekrar tekrar çıktı karşımıza. Belki hepsi aynı şeydi zaten. İran’ın Siese Pol köprüsünden, Pakistan’ın kırmızı tuğla fabrikalarından, Hindistan’ın Altın Tapınağından geçen rotamızda bize yoldaşlık eden bir çift bisikletimiz ve terkimizde taşıdığımız birkaç çul ve çapuldan başkası değildi. Çok hafiftik aslında.

Doğu coğrafyasının insanları ve efsunlu kültürleriyle ilişkimiz hem zihnimize hem de ruhumuza kazındı. Yol boyu egomuzla, bisikletlerimizle, yolla, doğayla, insanlarla olan iletişimimizi aktardık günlüğümüze. Sanki biz sabitmişiz de yaşananlar etrafımızdan süzülüp gidiyormuş gibiydi her an.

Yerleşik düzene döndükten ve kelimelerin bir süre demlenmesini bekledikten sonra, yolda kâğıda dökülenlere tekrar eğildik. O “an”ları aradık. Gördük ki notlar nerede kalınır, ne yenir gibi bilgileri pek vermiyor. Eğim kaçtır, iki şehir arasındaki mesafe ne kadardır, buraları kaç saatte geçtik, bunları yazmadık. Elinizdeki bir bisiklet turu rehber kitabı değil.

Benzer günlükleri okurken çadır kurduk, su kaynattık, onu yedik bunu içtik, uyuduk, kalktık, çantaları hazırladık döngüsünden çok sıkıldığımız için, farklı ülkelerdeki benzer konu başlıklarını aramaya başladık notlar arasında. Sonra 5 ülkedeki ortak duygular, o “an”lar, benzer hatıralar, acılar, sevinçler, insanlar kümelenmeye başladı. Her ülkede yaşanan bu tekrarlar anlamlı geldi bize, bisikletteki ritim duygusu gibi rahatlatıcıydı bunları okumak, yer ve zaman değişiyor görünse de aynı “an”ın türevleriydi her şey.

Yolculuk tüm çıplaklığıyla ortadadır ilerleyen sayfalarda. Kızgınlıklar, küfürler kahkahalar ve hüzün, çoğu yerde ilk kaleme alındığı gibi bırakıldı. Yoldaki halimiz gerçektir ve herhangi bir imbikten süzülmeden buradadır. Biz de kendimize dışarıdan bakma fırsatı bulduğumuz için çok şanslıyız. Kendi fotoğrafını ilk kez gören, aynayla ilk kez karşılaşan yerliler kadar şaşkınız.
Bizimle bu anları paylaştığınız için mutluyuz. Siz okudukça o anlar daha az hayal daha çok gerçek olacaktır.

Soner ve İnci yaptıkları bu şahane işlerden TedXReset 2013 konuşmalarında bahsetmişlerdi. Onları bir de kendi ağızlarından dinlemek için o videoyu izlemenizi öneririm. Bu çarpıcı ailenin projelerinden bahsettiği bir de web sitesi var: http://www.minikgezgin.com. Sitelerini inceleyin, videolarını izleyin, onları tanıyın istedim…

Soner, İnci ve Minik Gezgin

Yorum bırakın

3 Yorum

  1. Bisiklet turu yapmak, bunu pek bilinmeyen diyarlara yapmak çok güzel.
    Bununla ilgili anıları kitap haline getirebilmek de sevindirici.
    Fakat şimdi görüyorum ki, dostlardan güzel sözler duymak gibisi yokmuş..
    Teşekkürler Mert.

    Cevapla
  2. Şule Çınar

     /  26/06/2013

    Güzel değerlendirme / bilgilendirme için teşekkürler..

    Cevapla
  1. Yolda Büyümek | Ritim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: