Aklımda Kaldığı Kadarıyla Spartathlon 2019

Aklımda Kaldığı Kadarıyla Spartathlon 2019

İlk maratonumu koştuktan sonraki gün üst bacak kaslarım inanılmaz ağrıyordu. Merdivenlerden inmek, klozete oturmak ya da oturduğum yerden kalkmak eziyet haline gelmişti. Büyük bir şehir maratonu koştuysanız ertesi gün tüm şehirde saçma sapan yürüyen, hareket eden insanlar görürsünüz, hepsi aynı dertten muzdariptir. Halk arasında bu ağrıya hamlama ağrısı deniyor. Hatta bazen “et kesilmesi” denildiğini de duydum. İngilizce adı “Delayed Onset Muscle Soreness” (DOMS); yani gecikmiş biçimde kendini gösteren kas ağrısı. Çünkü ağrı bir süre sonra ortaya çıkıyor. Uzun süredir çok fazla kullanmadığınız bir kasınızı bir anda normalden çok kullanırsanız bir gün (bazen iki gün) sonra bu ağrıyı yaşarsınız. İnsanların bir çoğu bu ağrının nedeninin laktık asit birikmesi olduğunu düşünür, öyle bilir ama aslında nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte kastaki mikro yırtıklar olarak tahmin ve kabul ediliyor. Bu ağrıyı anlatarak başlıyorum çünkü bu yılki Spartathlon yarışı sırasında yaşadığım ağrının ne olduğunu ve nedenini bilmiyorum, ama anlatırken ve ondan bahsederken tarif etmek için hamlama ağrısını kullanabilirim. İnsan 246 kilometrelik bir yarışın daha 50. kilometresinde bacaklarında böyle bir ağrı hissetmeye başlayınca şaşırıyor ama daha da önemlisi korkuyor. O anlara geleceğim elbet ama biraz geriden başlasam daha iyi olacak.

…

Yazının devamı… Yazının devamı…

Adidas Ultraboost 19 İncelemesi

Adidas Ultraboost 19 İncelemesi

Bundan önce üç Adidas modeli için inceleme yazdım. Modellerin hepsinde hoşuma giden şeyler çoğunlukta olsa da -ki epeydir kullanıyorum o ayakkabıları- bazı özellikleri için “keşke böyle olmasa” diye düşünüyordum. Örneğin Ultraboost 3.0 çok rahat, kullanışlı ve hafif bir ayakkabı ama üst kısmı benim istediğimden fazla esnek. Biraz daha sıkı olmasını isterdim açıkçası. Solarboost’ta üst kısım bu açıdan çok iyiydi. Hatta o model her açıdan çok hoşuma gidiyor. Zaten sanırım en çok da onu kullanıyorum. Ama oun da üst kısmında kullanılan malzeme neopren gibi, uzun koşularda veya sıcak havalarda ayak havasız ve sıcak olabiliyor. Son olarak Pureboost’ta üst kısım her yönüyle hedefi tam on ikiden vurmuştu. Eleştirebileceğim neredeyse hiçbir şey kalmamıştı. Ama bu sefer de topuk kısmında kendini hissettiren -en azından koşu dışı zamanlarda- bir bölümü vardı. Bir de daha ince bir boost tabakasına sahip olduğundan sert zeminde uzun koşularda tercih edemiyordum. Tümünü toparlayan, hepsinin en iyi yönlerini bir araya getiren yeni bi model var. Bu yazıda ondan söz etmek istiyorum.

Yazının devamı…
Adidas Pureboost RBL İncelemesi

Adidas Pureboost RBL İncelemesi

Koşanların, özellikle de koşmaya yeni başlayanların en büyük sorunudur; “Hangi ayakkabıyı almalıyım?” Ben de koşmaya başladığım zamanlarda bu konuda çok zorluk yaşadım. Bu nedenle çok araştırdım, çok okudum hatta çokça da yazdım (1, 2, 3) ama bütün bu araştırmalardan şunu öğrendim; sadece okuyarak, araştırarak ayakkabı seçemezsiniz. Tabii ki bu konuda bilinmesi gereken, öğrenilebilecek bazı temel şeyler var ancak aslolan denemek, tecrübe etmek ve bazen de yanılarak öğrenmek. Okumanın, araştırmanın deneyeceğiniz ayakkabıların sayısını azaltacağı bir gerçek. Zaten o yüzden yazıyoruz, deneyimlerimizi mümkün olduğunca paylaşıyoruz. Sadece şunu unutmamak gerek: insanlar ve onların ayakları, bacakları, basışları farklıdır, bu farklılıkları her zaman göz önünde tutmak ve bu gerçeği gözeterek inceleme yazmak, okumak gerek.  Ben de bugün aynı nedenle ve yöntemle Adidas’ın Pureboost RBL modeli hakkındaki deneyimlerimi paylaşmak istiyorum.

Yazının devamı…
Her Güne Bir Yarı Maraton – 3. Sezon

Her Güne Bir Yarı Maraton – 3. Sezon

Hiçbir antrenman programında “her gün çıkıp 21 km koş” gibi bir şeye rastlamazsınız. Programlar sistematik çalışma ve yıpranmadan gelişme için hazırlanır. Vücudun gelişmek için dinlenmeye ihtiyacı vardır ve özel hedefler için özel antrenmanlar yapılmalı, bunlar arasında da uygun şekilde dinlenilmelidir. Her gün çıkıp aynı mesafeyi, aynı hızda katetmek fiziksel ve mental dayanıklılığı artırmak ve sınırları keşfetmek dışında bir şeye hizmet etmez. Daha da kötüsü sürekli aynı hızda koşmak bazı sakatlıklar için biçilmiş kaftandır. Hal böyleyken neden bir insan bunu yapmaya girişir? Yani hem zaman kaybı hem de sakatlanma riski varsa kim, neden böyle bir şey yapar ki? Cevap: Kendiyle uğraşmayı sevenler. Neyi yapamayacaklarını duymaktan hoşlanmayan, neyi yapabileceklerini kendi gözleriyle görmek isteyenler. Kim mesela?

Yazının Devamı…
2018 Özeti

2018 Özeti

Bu yılın sonunda, neredeyse her yıl yazdığım “geçen yılın özeti ve gelecek yıla bakış” konulu yazılardan yayınlamadım. Çünkü geçen sene benim için biraz kayıptı. Aslında başlarda kayıp, ortalarda hoş, sonlara doğru ise sakin geçti diye özetlemek daha doğru. Öte yandan 2019 için hiç planım olmadığından gelecek yıla bakışımı da aktaramayacaktım. Yine de hem hala blog yazmaya devam ettiğimi kendime ve sizlere göstermek hem de gelecek için geride kısa bir özet bırakmak istedim. Bakalım neler olmuş?

Yazının Devamı…
Cappadocia Ultra Trail 2018

Cappadocia Ultra Trail 2018

Geçtiğimiz hafta sonu Türkiye’nin en büyük patika yarışı organizasyonlarından biri gerçekleşti. Yürütenin organizasyon işinde profesyonel bir şirket oluşu, destekleyen ve ilgi toplayan sponsorların olması ve en önemlisi de bunların birlikte çabalayarak yarışı Ultra Trail World Tour (UTWT) kapsamına aldırmış olmalarından dolayı Salomon Cappadocia Ultra Trail (SCUT) oldukça ses getiren bir yarışa dönüştü. UTWT hali hazırda 21 yarışı barındıran bir organizasyon veya lig. Yarışlardan alınan puanlarla yılın şampiyonu belirleniyor. Öte yandan yarışlar çok büyük bir tanıtımın parçası oluyor. UTWT yarışlarını seçerken şunlara dikkat ediyor: patika ve 100+ km olacak, özel bir mekanda koşulacak, en az 500 yarışçıya (uluslararası) sahip olacak ve en az 2 edisyonunu başarıyla atlatmış olacak. İşte ben de tüm bu özelliklere sahip olan ve UTWT kapsamında düzenlenen SCUT organizasyonundaki yarışlardan birinde, 119 km parkura sahip Cappadocia Ultra Trail yarışındaydım. Yarışın detaylarından bahsetmek isterim.

Yazının devamı…

Frig Ultra 2018

Frig Ultra 2018

15 Eylül Cumartesi günü Afyon’da Frig Ultra organizasyonu kapsamında koşulan 54 km parkurundaydım. Benim için yoğun bir dönem olduğundan raporunu ancak yazabiliyorum. Aslında bir ara yazmamayı bile düşündüm, bir türlü zaman ayıramıyordum ve bir miktar online rapor vardı nasılsa. Ancak sonra organizasyonda her sene değişiklikler olduğunu fark ettim, bu değişikliklerden sonra da raporlar olmalı diye düşündüm. Öte yandan aynı yıl da koşulsa organizasyonların ve parkurların farklı bakış açılarından anlatılmasının faydaları geldi aklıma. Tembelliğe kaçmadan kısa da olsa bir yarış raporu yazmak için kendimi zorladım.

Yazının devamı…

Maraton Dünya Rekoru ve Eliud Kipchoge

Maraton Dünya Rekoru ve Eliud Kipchoge

Eliud Kipchoge Berlin 2015Geçtiğimiz pazar günü, 16 Eylül 2018’de, Berlin’de çok özel bir şey oldu. Maraton mesafesinde bir dünya rekoru kırıldı. Çeşitli kategorilerde çok farklı rekorlar kırılıyor, maratonda da defalarca rekor kırıldı, peki ama neden bu seferki özel? Bu rekoru özel kılan bir önceki rekorla arasına koyduğu fark: tam 78 saniye iyileşme. Maraton mesafesindeki koşu yarışlarıyla hiç ilgilenmediyseniz bu fark belki size az gelebilir, ama bu yarışları yakından izliyorsanız ya da bir kez olsun bu mesafeyi koşmayı denediyseniz bunun ne denli inanılmaz bir olay olduğunu bilirsiniz. Bu inanılmazı başaran isim Eliud Kipchoge oldu. Gelin rekora ve Kipchoge’ye biraz daha detaylı bakalım.

Yazının devamı…

Aladağlar Sky Trail 2018

Aladağlar Sky Trail 2018

Aladağlar Sky Trail 2018Geçen yıl Aladağlar Sky Trail’de 3. defa koşmuş, yarış sonrası yazdığım raporu şu şekilde bitirmiştim: “Bir engel olmadığı sürece bu yarışta her sene olmayı istiyorum. Umarım hep düzenlenir ve ben hep katılabilecek kadar sağlıklı olurum.” Yarıştan hemen sonra belimde başlayan bazı sorunlar bir süre sonra iyice büyümüş, geçen yılın sonunda koştuğum Spartathlon ve sonrasında çok da anlamlı olmayan bir ısrarla katıldığım Kapadokya Ultra Trail yarışları ardından büyük bir sakatlığa dönüşmüştü. Kasım ayında sorunun adı kondu, teşhis bel fıtığıydı. Yani o son yarış raporunun sonundaki temenni pek gerçekleşecek gibi değildi. Ancak bir şekilde işleri tersine çevirebildim ve bugünden bir buçuk hafta önce Aladağlar’da 4. yarışımı koşma fırsatını yakaladım.

Yazının devamı…

Adidas Solar Boost incelemesi

Adidas Solar Boost incelemesi

solar_boost_yan_kucukSon yazdığım ayakkabı incelemesinin başında ayakkabı incelemeleri ve onları okuyup değerlendirmek konularında bir giriş yapmıştım. Her incelemeyi okurken bunları akılda tutmakta fayda var ama ben her seferinde yeniden yazmayacağım. Zaten bu blogun okuyucuları benim incelemelere nasıl yaklaştığımı ve ne amaçla paylaştığımı çok iyi biliyorlar. Yine de bahsettiğim girişi merak ediyorsanız Adidas Ultra Boost 3.0 incelemesinin başlangıcını okuyabilirisiniz.

Bu yazıda yine bir Adidas hakkında görüşlerimi paylaşacağım. Bu seferki model Solar Boost. Son dönemde Adidas’ın birçok modelinin isminde Boost kelimesine rastlamamız tesadüf değil. Bu modelin de orta tabanı Boost malzemesinden oluşuyor, o nedenle Boost ailesinin bir üyesi. Ayakkabı ile 120 kilometreden fazla koştum. Epeyce bir zaman da günlük yaşamda kullandım. Artık hakkında yeterli fikrim ve bilgim var. Gelin çok uzatmadan incelemeye girelim.
Yazının devamı…