Breaking2 Gelişmeleri

Nike’ın Breaking2 projesini duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Konu hakkında Koşturmaca’nın 55. bölümünde Ilgaz ile konuşmuştuk. Özetle, Nike en hızlı maraton süresini iki saatin altına indirmek için bir proje başlatmıştı. Takımdan ilk bilgiler gelmeye başlamış. Kenya, Etiyopya ve İspanya’yı (Tadese Eritreli ama koçuyla İspanya’da çalışıyor) dolaşan takımın üyeleri ile görüşen Alex Hutchinson detayları yazmış. Tüm yazıyı çevirecek zamanım olmadı, ama okurken dikkatimi çeken birkaç detayı not ettim, onları paylaşayım.
Yazının devamı…
2015 yılının sonunda bu blogun bir geleneğini atlamışım, yeni fark ediyorum. Ondan önceki tüm yıl sonlarında “
Bu yılın ana hedefi bir 100 mil yarışı koşmaktı. Diğer her şey ikinci plandaydı. Tamam, üç saatten hızlı bir maraton hep ve hala hedef, ama bu yılın ana hedefi değildi. Ana hedefe başarıyla ulaşıldığını 
Bu konuşmalar size de çok tanıdık geldi mi? Çevremizde sürekli spor için kullandığı saatinin/telefon uygulamasının doğru yükseklik ölçümü yapmadığından yakınan koşucular, bisikletçiler görüyoruz. Hepsinin çok net delilleri var. Hepsi de haklılar aslında. Ben de benzer deneyimler yaşıyorum. O nedenle olayın iç yüzünü biraz ortaya dökmek istedim. Gelin, bu cihazlar nasıl işliyor yakından bakalım.
Yaklaşık üç yıl önce, bisiklet antrenmanlarına yeni başladığım dönemde,
Hatırlar mısınız, robotik ve mekatronik teknolojilerinin henüz bu kadar gelişmediği yıllarda bir bardak suyu veya bir yumurtayı tutup kaldırmaya çalışan robot kol videoları vardı. O zamanlar, basıncı duyargalarla bugünkü kadar hassas algılatmak veya gücü motorlara şu anki kadar hassas uygulatmak zor bir işti. Bu işlerle uğraşmayan bizler için, bu basit işlevleri yerine getirirken bardakları veya yumurtayı parçalayan sakar robotları izlemek eğlendiriciydi. Çok yakın tarihli iki maraton koşmak konusunu düşündüğümde aklıma bu robot kollar ve başarılı/başarısız birçok video geliyor. “Ne ilgisi var” diye düşünüyorsanız, mart başındaki Runatolia’dan 4 hafta sonra koştuğum Paris Maratonu’nun aşağıdaki hikayesinde bu konuya da değineceğim.
