2014 özeti ve 2015′e bakış

Ironman Kopenhagİnsan, yaşı ilerledikçe zamanı daha hızlı akıyormuş gibi algılıyor sanırım. Yine bir senenin sonuna geldiğimizi fark ettiğimde ilk aklıma gelen bu oldu. Yakın zamanda bir yerlerde okumuştum, zamanın daha hızlı geçiyormuş gibi hissetmemizin bir nedeni de yaşlandıkça yeni şeyler öğrenmiyor, çarpıcı ve bizi etkileyen yeniliklerle karşılaşmıyor olmamızmış. Oysa ben 2014 yılı içinde birkaç çarpıcı an yaşadım ve çokça yeni şey öğrendim. Zaman akışı algımız ile ilgili benim düşüncem ise şu: eğer ileri bir tarihte önemli bir şey yapmayı planlıyor ve o tarihi bekliyorsan hızla kendini o noktada buluyorsun, sonrasında da hemen bir sonraki plan sırada beklediğinden hız hiç azalmıyor.

2014 koşarak başladı

2014 başlarken önümdeki ilk önemli tarih 2 marttı. 2013 yılını maraton koşmadan geçirmiştim ve artık şu 3:10 barajını geçme vaktinin geldiğini düşünüyordum. Bir an önce maratonla işimi bitirip triatlona ağırlık vermem gerekiyordu. Hazırlıklar sırasında ilginç bir meydan okumayı da aradan çıkardım; bir hafta boyunca her gün sabah bir yarı maraton koştum. Sonuçta günler akıp geçti ve kendimi Antalya’da start çizgisinde buldum. Neyse ki hedef tuttu ve 1,5 yıl aradan sonra koştuğum ilk maratonda 3:10’un altına inebildim. Hızla bisiklet ve yüzmeye ağırlık vermeyi düşünüyordum ama öncesinde ailemi de görmemi sağlayan Tarsus Yarımaratonu’nu koşmaya karar verdim. İyi de yapmışım, resmi bir yarışta 1:30’un altına inmiş oldum. Döner dönmez kendimi triatlona verecektim güya ama yanıbaşımda, ODTÜ’de bir patika koşusu olunca gitmemezlik edemedim ve 6 Nisan’da kendimi çok zorlamadan Metu Trail Run yarışında koştum. Kaybolup biraz uzun koştum ama yine de arkadaşlarla aynı etkinlikte koşmak keyifliydi. Tamam, artık koşuyu bir kenara kaldırayım dedim ama yine olmadı. Bu sefer İznik’e gitmeden duramadım ve gidip İznik Dağ Maratonu’nda patikada 42km koştum. Artık kaçışım kalmamıştı zorla da olsa triatlona dönüş yapmam gerekti.

2014 antrenmanları

2014 günlerin görünümü (daha koyu renk daha uzun süreli antrenman demek)

Sonrası triatlon

İznik’ten hemen bir hafta sonra hayatımın ikinci orta mesafe triatlonunu koşmak üzere Kıbrıs’a gittim. Öncesinde 4-5 aydır çoğunlukla koştuğum, diğer dallarda çok antrenmanlı olmadığım için sadece deneyim kazanmaya odaklandım. Keyifli ve güzel bir yarış oldu. Sonrasında federasyonun yarışlarına katlanmak istemediğimden başka hiç yarışa katılmadan antrenmanlara ağırlık verdim. Kopanhag’a kadar hem yarışlardan hem de seyahatten uzak durup mümkün olduğunca uzun bisiklet sürüşleri yapmaya çalıştım. Ağustos ayının sonunda da Ironman mesafesini tamamlamayı başardım. Hazırlık süreci ve yarış hakkında iki uzun yazı yazdığım için burada yeniden detaylara değinmeyeceğim.

Kısa mesafelerde iyi dereceler

2014 antrenmanları

2014 – Haftalar

2014 yılında iki ana hedefim vardı; 3:10 altında bir maraton ve bir uzun mesafe triatlon bitirmek. Eylül başında ikisini de başarmış, kafamda yılı kapatmıştım. O zamandan beri ne yüzdüm ne de bisiklete bindim. Yaklaşık bir ay hafif koşularla geçirdikten sonra ekim başından itibaren 2015’in ana hedeflerinden biri olan 3 saat altı maraton için koşu antrenmanlarına boğuldum. Son birkaç aydır hızlanmak için bolca interval ve tempo antrenmanı yapıyorum. Elimden geldiğince haftalık mesafemi de artırmaya çalışıyorum. Bu antrenmanlar sırasında 5k ve 10k en iyi sürelerimi birkaç defa iyileştirdim. Son durumda 5k’yı 18:34, 10k’yı da 39:40 koşmayı başardım. Bu dereceler önemli çünkü hedeflediğim maraton için kilit süreler. Kalan iki ayı da doğru ve verimli antrenmanlarla geçirebilirsem belki de hedefi tutturabilirim.

İstatistikler

Bu yıl yukarıda anlattıklarımı yapmaya çalışırken 280 adet antrenman yapmışım. 164 koşu, 50 bisiklet ve 49 yüzme antrenmanı. 173 saatte 2100 km koşmuşum, 121 satte 3614 km pedal çevirmişim ve 45 satte 114 km yüzmüşüm. Ocak-nisan arası ve ağustos sonrası ağırlıklı olarak koşu antrenmanı görünüyor. Arada ise bolca bisiklet ve yüzme antrenmanı yapmışım. Aşağıda çok net görünüyor.

2014 antrenmanları

2014 – Aylar

2015 için ne planlıyorum?

İnsanın önünde sıkı bir hedef ve yoğun antrenman dönemi olunca sonrasını düşünmekte zorlanıyor. Antalya’da maraton ve İznik’te 80k koştuktan sonra yine triatlon antrenmanlarına dönmeyi ve ekimde Antalya-Belek’te Türkiye’de koşulacak ilk resmi (yarı) Ironman yarışı olan Gloria Half Ironman yarışına katılmayı planlıyordum. Ancak son birkaç haftada ilginç bir gelişme oldu. Uzun zamandır koşmayı istediğim bir parkur var. Arkadaşlarla sürekli koşmayı planlamış ama bir türlü gerçekleştirememiştik. Birileri (ORDOS ve Argeus) kalkıp tam da aklımızdaki parkurda Aladağlar Sky Trail yarışı organize ettiğini duyurdu. Ben kafamdaki planları gözden geçirirken bir gün içinde 100 kişilik kota doluverdi. Neyse ki sonradan bazı değişiklikler gündeme geldi ve yedekten de olsa yarışa kaydolabildim. Bu yarışa katılıp katılamayacağım Mart başında netleşecek. Koşacak olursam İznik sonrası bu yarışa özel antrenman yapmam şart olacak. Bu durumda triatlon konusu ne olur şu an bilmiyorum. Her ne olursa olsun Gloria yarışında muhakkak olacağım. Triatlon Federasyonu’nun düzenlediği yarışlara katılmama kararı aldığımdan dolayı uzun seyahatler yapmadan ve çok para harcamadan bir yarı ironman koşma fırsatını kaçırmak istemiyorum.

Bakalım 2015 nasıl geçecek?

Reklamlar
Önceki Yazı
Yorum bırakın

4 Yorum

  1. Dogan

     /  08/01/2015

    Çok güzel bir yazı teşekkürler. 2014 yılındaki antrenman ve yarış temponuza imrenmemek elde değil. Benim asıl merak ettiğim nokta; yıl içindeki yoğun antrenman ve yarış temposu işinizi ve sosyal hayatınızı ne kadar etkiliyor? Yani; zamanınızın, düşüncelerinizin büyük bir kısmını oluşturan sporsal aktiviteler, iş dünyasında düşük performans, dikkat ve odaklanma eksikliği vs. olarak size geri dönüyor mu? Dönmüyorsa bu -bana göre imkansız- dengeyi yakalamak için ne yapmak gerekli? Sevgiler.

    Cevapla
    • mertderman

       /  08/01/2015

      Merhaba,
      Performans, dikkat ve odaklanma eksikliği olmadığı gibi tüm bunlarda bir artış olduğunu söylemeliyim. Her sabah antrenman sonrası işe gittiğimde hem zihnimi daha açık hissediyorum hem de olası gerginlik ve stres anlarında çok daha sakin kalabiliyorum.
      Hayatıma tek etkisi spor ve iş dışında kalan zamanlarda sürekli dinlenme konumunda kalmaya çabalamak oluyor. Yorucu ve stres yaratacak şeyler yapmıyor, daha çok okuyor, yazıyor, izliyor veya uyuyorum.
      İyi antrenmanlar

      Cevapla
  1. Mozart100 Yarış Raporu | Ritim
  2. 2016 özeti ve 2017′e bakış | Ritim

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: