Reklamlar

2012 özeti ve 2013’e bakış

RFC'de sürünürken

RFC’de sürünürken

Bloglarda, yıl biterken yılı değerlendirmek bir moda gibi algılanıyor olabilir ama bu aslında blog yazarlarının veya insanların gözü önünde bir şeyler yapan herkesin yapması gereken bir değerlendirme bence. Hedefler koymak, sonra süreç boyunca bunları ölçmek, izlemek nasıl hedeflere ulaşmak için gereken şeylerse belli zaman dönümlerinde topluca muhasebe yapmak da önemli. Ben de hem “ritim” açısından hem de kendi açımdan yılı kısaca değerlendiren bir yazı yazmak istedim.

Yazının devamı…

Reklamlar

2011 özeti ve 2012’ye bakış

2011’de neler oldu?

2011 yılına, daha ilk haftasında bir yarımaraton koşarak başladım. 9 Ocak 2011’de Adana Yarımaratonu’nu koştum. Bir ilk yarış için oldukça iyi bir organizasyondu ve ben 1:37 ile tamamlamıştım. O dönemde dördüncü maratonuma hazırlanıyordum. Dolayısı ile yarımaratona özel bir hazırlığım olmamıştı. Zaten yarıştan hemen sonra da maraton hazırlığına kaldığım yerden devam etmiştim. Martın ilk haftası Antalya’da Runtalya Maratonu’nu koştum. Hedefim 3:30’un altına inmekti ama olmadı, yaklaşık 110 sn ile hedefi kaçırdım. Bu organizsyondan hemen iki hafta sonra, Tarsus’da yarı maraton koşulacağı kesinleşince, planlarım arasında olmasa da gidip yarışa katılmaya karar verdim. Henüz maratonun yorgunluğunu tamamen üstümden atmadan koşmuş da olsam, yaptığım tüm maraton antrenmanlarının etkisiyle olacak 1:35:41 ile, yani şu ana kadarki en iyi yaramaraton derecemle yarışı tamamladım. Bu yarıştan sonra çok ara vermeye zaman kalmadan Yarış Takvimi’nin mayıs ayında ilkini düzenlenleyeceği Bozcaada Yarımaratonu’na hazırlanmaya başladım. 14 Mayıs tarihinde Bozcaada’da güzel bir yarış koştuk. Tırmanışı, inişi bol bir parkurdu. Sıcak havada eklenince ancak 1:38:18 koşabildim. Bu dereceyi tamamen kendi içinde değerlendirmek ve gelecek Bozcaada yarışları ile karşılaştırmak gerek. Çünkü parkur düz yarımaratonlarla karşılaştırılamayacak bir parkurdu.

Yazının devamı…

Reklamlar