Reklamlar

Tarsus Yarımaratonu 2011

2011 Tarsus Yarımaratonu - Start

2011 Tarsus Yarımaratonu - Start

İki hafta önce Antalya’da Runtalya 2011’de maratonu koşmuş, yarış hakkında aklımda kalanları da burada anlatmıştım. Runtalya 2011, şu ana kadar koştuğum en hızlı maratondu. Hedeflediğim zaman olan 3:30’a çok yaklaşmış, bitiş çizgisini 3:31’de geçmiştim. Yarıştan sonra her ne kadar hemen yeniden koşmaya başlamak istesem de hem vücuduma dinlenmesi için zaman tanımam gerektiğini bildiğim hem de Ankara’da o hafta kara kış yaşandığından 5 gün koşamadım. Ardından, bir kaç gün kolay koşularla kendimi test ettim ve yarıştan ancak 8 gün sonra normal koşulara dönebildim. Her koştuğum maratonda normale dönmem biraz daha az zaman alıyor. Ayrıca bu sefer yarış sonrası kendimi her zamankinden daha güçlü hissediyordum.

Geçtiğimiz yılın sonunda 2010 özeti yapıp, 2011 planını oluşturmaya çalışırken Tarsus Yarımaratonu’nu, Runtalya’ya çok yakın bir tarihte olduğundan hedeflediğim yarışlar arasına almamıştım. Aslında koşmaya başladığımdan beri aklımda olan bu yarışı çok merak ediyordum. Doğum yerim Tarsus ve ailem de Mersin’de diğer bazı yakınlarımız ise Adana’da yaşıyor. Anlayacağınız Çukurova; bu üç yerleşim yeri; benim memleketim. Ocak ayında bu nedenle Adana Yarımaratonu’na katılmakta tereddüt etmemiş, sonrasında da epey memnun kalmıştım. Koştuğumu bilen yakınlarımdan “madem maraton koşuyorsun, neden gelip memleketinde, Tarsus’da koşmuyorsun” şeklinde mesajlar aldım. Ayrıca koşucular arasında “Tarsus yarımaratonu güzeldir, iyi bir organizasyondur” biçiminde yazışmalar okumuştum. Tüm bunlara rağmen, kayıtların son tarihinin 15 Mart 2011 olduğunu öğrendiğimde dahi, 6 Mart 2011 tarihindeki maratondan sonra yeterli zaman geçmediğini düşünüyordum, ama bir yandan da aklım yarışta kalmıştı. 15 martta, gidip gitmemek arasında kalmış durumdayken, “kayıt olayım, gidemezsem organizasyona 15 tl katkıda bulunmuş olurum, gitmeye karar verirsem de açıkta kalmamış olurum” diye düşünüp kayıt işlemlerini gerçekleştirdim. Cuma öğle saatlerine kadar halen karar verememiştim. Bir an, ne kadar yorgun olsam da 21 km koşabileceğim, sadece organizasyonu ve parkuru görmek için bile gitmenin mantıklı olacağı fikri ağır bastı. Hemen gidiş ve dönüş otobüs biletlerimi aldım. Cuma gecesi otobüste geçti. Otobüs yolculuklarında uyumakta zorlanan biri olduğumdan düzgün bir uyku uyuyamadım.

Humus

Humus

Sabahı, Mersin’de, gelmiş olmama çok sevinen annem ve babamla kahvaltı ve sohbetle geçirdikten sonra Tarsus’a yarış numaramı ve çipimi almaya gittim. Aklımda makarna partisine katılmak yokken, yarışa katılacağını bildiğim bacanağımın makarna partisine geleceğini öğrenip, onunla görüşmek üzere partiye gitmeye karar verdim. Tabii öncesinde Çukurova’nın ünlü yemeklerinden biri olan humus yemeden olmayacaktı. Bilmiyorum başka şehirlerde de var mıdır ama bizim oralarda sadece humus yapan lokantalar, yani humusçular vardır. İşte onlardan birinde yarış öncesi besinimi 🙂 alıp Tarsus Barajı’ndaki belediye tesislerinin yolunu tuttuk. Makarna partisi için çok uygun bir yer seçilmişti. Açık havada, çimenlerin üzerinde, baraj manzaralı yüksek bir noktada, makarnalarımızı yerken diğer organizasyonlardan tanıdık yüzler görmek mümkündü. O ana kadar göğüs numaralarını alamayanlar için dağıtım, parti süresince de devam edebilsin diye bu işi yapan ekipler de partinin yapıldığı yerdeydi. Süslemeler, yüksek sesli müzikler ve ilkokul öğrencilerinin dans gösterileri ile etkinliğe koşucular dışında halkın da dikkati çekilmeye çalışıldı. Bence başarılı da oldu.

Makarna Partisi

Makarna Partisi

Tarsus Yarımaratonu organizasyonunun bu seneki sponsorları Sağlık Eğitim Vakfı ve Tarsus Amerikan Koleji’ymiş. Benim bu etkinlik konusunda en çok ilgimi çeken yarışa katılmak isteyen koşucular için İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, İzmit, Eskişehir ve Trabzon şehirlerinden ücretsiz otobüs kaldırılması ve yine ücretsiz Tarsus’ta oda kahvaltı konaklama desteği verilmesiydi. Bu iki hizmetten de faydalanmadığım için ne ölçüde tatmin ediciydi bilemiyorum. Faydalanan birileri ile de konuşma fırsatım olmadı ama bir çok şehirden gelmiş otobüsler ve ekip halinde koşucular gördüm. Sanırım bu yüzden, yukarıda da söylediğim gibi, koşuculardan bu organizasyonu öven şeyler duymuştum. Çok önemli gibi görünmese de bence ayırt edici özellikler bunlar.

Pazar sabahı başlangıç noktasına 8:20 gibi ulaştım. Bitiş de aynı noktada olacaktı. Alanda bir panayır kurulmuştu. Yiyecek içecek satanlar, el işlerini sergileyenler, kitap satanlar küçük tezgahlar kurmuştu. Süslemeler, müzik ve bitiş sonrası yapılacak bir konserle yine halkın ilgisi çekilmeye çalışılıyordu. Bence keyifli bir start/finish alanı oluşmuştu. Yine sunumu ve başlangıcı yapmak üzere Osman Atakan Tekin oradaydı. Gerçi başlangıç öncesi, bir türlü çip okuyan halıdan uzak durmaya yanaşmayan ve itişip kakışarak en önde start almaya çalışan bir grup kendisini çileden çıkardı ama o her zamanki heyecanı ile sunumunu gerçekleştirdi. Başlangıçtaki bu gereksiz gerginlikten dolayı yarış 4 dakika kadar geç başlayabildi.

Hava kapalı ama yağışsızdı. Çukurova’da oldukça nemli olan hava böyle kapalı olduğu zamanlar fazlasıyla basık olur, o gün de öyleydi. Özellikle benim gibi Ankara’dan, kuru havadan, gelenler için bu biraz sıkıntı yaratacak gibiydi. Yarış başlarken şöyle bir strateji oluşturdum kafamda; yarışa bir önceki en iyi yarımaraton derecem olan 4:35 dk/kmden biraz hızlı, 4:30 dk/km tempo ile başlayacak, yorgunluk veya başka bir sıknıtı hissettiğim anda yavaşlayıp, o noktadan bitişe kadar rahat bir tempo ile koşacaktım. Daha ilk kilometre içinde Dailymile’dan tanışık olduğumuz iki koşucu arkadaşla karşılaştık. Başlangıç kalabalığının sıkıntısını onlarla yaptığımız küçük bir sohbetle farkında olmadan atlattım. İlk 5 km, 4:29 dk/km ile rahat geçti. Baktım yeterince dinlenebilmişim, ikinci 5 km’yi de 4:31 dk/km ile koştum. Dönüş noktası 11. kilometredeydi. Dönüşü 50 dakikada gerçekleştirdim. Üçüncü ve dördüncü 5 kilometreleri de 4:31 dk/km ile geçmeyi başardım. Gerçi 18.kilometre sonrasında hafif yorgunluk belirtileri hissetmeye başladım ama yavaşlamamı gerektirecek boyutlarda değildi. Son bir kilometrede artık sona geldiğimden biraz daha hızlandım ve o kilometreyi de 4:20 dk/km ile geçip 1:35:41 ile yarışı tamamladım.

Tarsus Yarımaratonu’na 94’ü kadın 746 kişi kayıt yaptırmış. Yarışı bitirenlerin sayısı ise 77’si kadın 702 kişi. Bu sayıları hemen çok daha fazla tanındığı düşünülen Runtalya ile karşılaştırdım. Bu sene Runtalya’da yarımaraton kategorisinde yarışı 251’i kadın 1045 kişi tamamlamış. Bence Tarsus yarımaratonu yakın bir tarihte bu sayıları yakalayacaktır. Bana sorarsanız iyi kotarılmış bir organizasyon, keyifli, düz ve şehrin tarihi noktalarından geçen bir parkur ve güzel hava ile bu yarışı beğendiğim yarışlar arasında sayarım. Elimden geldiğince katılmaya çalışacağım. Umarım bu hassasiyetle düzenlenmeye devam eder ve katılım her geçen sene artar. Emeği geçenlere teşekkürler.

En iyi derecemi yaptığım bir maratondan 14 gün sonra yarı maratonu da yine bir en iyi derece ile bitirebilmek koşu ve kondüsyon anlamında kendime olan güveni biraz daha pekiştirdi. Bu noktada şunu söylemem şart: Bir maratonun yorgunluğu kimilerine göre o maratonun kilometre sayısı, kimilerine göre de mil sayısına eşit sayıda gün dinlenerek geçer. Yani maratondan sonra 26, yarı maratondan sonra 13 gün dinlenmek gerekir. Özellikle de bu mesafeleri koşmaya yeni başlayanlar için bu şarttır. Biliyorum durum, “dediğimi yapın yaptığımı yapmayın” durumu gibi görünüyor ama bu yarışa katılmadan önce gerçekten fiziksel durumumu çok iyi tarttım. Yapamayacağımı hissetseydim kesinlikle kalkışmazdım. Belki de son 2,5 senedir çok istikrarlı bir şekilde sürdürdüğüm antrenmanlar sayesinde bunu yapabildim. Yeterli kondüsyona ve yeterli kilometreye sahip olmayan koşuculara böyle bir şeyi önermiyorum. Zaten her zaman söylediğim gibi, vücudunuz ve hissetkleriniz size en doğru yolu gösterecktir, emin olmadığınızda güvenli tarafta kalıp yapmamayı seçin. Ama iyi hissediyorsanız, yeterli hazırlığınız varsa ve kendinizi iyi hissediyorsanız yapılmaz diyemem.

2011 Tarsus Yarımaratonu - 18.km

2011 Tarsus Yarımaratonu - 18.km

Reklamlar
Önceki Yazı
Yorum bırakın

2 Yorum

  1. 2011 özeti ve 2012′ye bakış « Ritim
  2. Tarsus Yarımaratonu 2014 | Ritim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: