On Cloudsurfer
Ayakkabı üreticileri sürekli bir arayış içinde. Koşucuları rahat ettirmek, sakatlıkları engellemek ve tabii pastadan daha fazla pay almak için ayakkabı tasarımları sürekli değişiyor. Bu değişimlerden bazıları normal kulvar diyebileceğimiz akışın çok dışında olabiliyor. Adidas’ın ayakkabı tabanına koyduğu motor oldukça uç bir örnek. O kadar uç olmasa da bazen koşucuya destek olmak adına yapılan değişiklikler denemekten korkutacak kadar farklı görünümlere neden olabiliyor. Bunların son örneği İsviçre’de ortaya çıkan yeni bir ayakkabı firmasından geldi. “On” adıyla piyasaya sürülen ayakkabı markasının modelleri eminim ilk görüşte herkesi biraz düşündürmüştür. Geçtiğimiz aylarda Türkiye’de bir şirket markanın distribütörlüğünü alıp ürünü Türkiye’de satmaya başladığında “ben de dener miyim” diye düşünmüştüm. Şirketin yetkililerinden olan Erol bey bir çiftini denemek ister miyim diye sorduğunda açıkçası epey kararsız kaldım. Bu konulara olan merakımı yenemediğimden bu teklifi kabul ettim.
Yazının devamı …
2014 için iki ana hedefim vardı: biri, aklıma takılmış bir şekilde kalan 3:10’dan hızlı bir maraton koşmak, diğeri de bir uzun mesafe triatlon (tam ironman) bitirmekti. Bunlardan ilkini mart ayının başında
Bu sene de mevsimi geldi ve Türkiye’nin neredeyse bütün uzun mesafe koşucuları İznik yollarına düştü. Hatta yarışın giderek büyümesiyle ilişkili olarak yurt dışından da bu toplanmaya katılımlar oldu. 18-20 Nisan hafta sonu İznik sokakları koşucularca istila edilmiş gibiydi. Ne yöne baksanız, halinden tavrından İznik’in yerlisi olmadığı anlaşılan koşu çantalı insanlar görüyordunuz. Biz de bu göçteki yerimizi almış, cuma günü saat 11 gibi Ankara’dan yola çıkmıştık. Öğleden sonra İznik’e vardık ve koşu odaklı sohbetlerle ve koşu ile dolu bir hafta sonuna başlamış olduk.
Geçtiğimiz pazar günü 6 Nisan 2014’te ODTÜ kampüsü içinde bir patika koşusu düzenlendi. Aslında etkinlik bir “yarış” olarak duyuruldu ve organize edildi ama ben adında belirtildiği şekilde “koşu” olarak algılıyorum ve o şekilde anlatacağım. Neden “yarış” değil “koşu” dediğimi de yazının içinde bulacaksınız.
Koşucular olarak en çok önem verdiğimiz malzememiz ayakkabımızdır. Antrenman yaparken veya yarışta sadece ayak tabanımızı zeminin zararlarından korumakla kalmıyor, sağladığı yastıklama, kontrol veya desteklerle tüm ayak ve hatta bacak sağlımıza etkisi oluyor. Bu nedenle hem koşu ayakkabısı sektörü çok geniş ve çeşitli hem de bu konuda yazılanların sonu gelmek bilmiyor.
Geçtiğimiz hafta sonu, 16 Mart pazar günü ikinci defa Tarsus Yarımaratonu’nu koştum. Tarsus bu yıl oldukça kalabalık bir koşucu topluluğuna ev sahipliği yaptı. Binden çok koşucu yarımaratonu tamamladı. Çok sayıda yabancının da katıldığı koşuda 10 atlet 1:05:00 altında derece ile yarışı tamamladı. Erkeklerde birinci olan Samuel Benard Cheruiyot 1:03:20, kadınlar da birinci olan Zinash Hayle Tola da 1:12:26 koştular. Erkeklerde 890, kadınlarda da 114 koşucu parkuru tamamladı. Peki, toplam 1004 kişinin tamamladığı yarışta ben ne yaptım, gelin biraz ondan söz edeyim.

