Reklamlar

Salomon RX S-Lab 3.0

Salomon RX S-Lab 3.0Koşucular olarak en çok önem verdiğimiz malzememiz ayakkabımızdır. Antrenman yaparken veya yarışta sadece ayak tabanımızı zeminin zararlarından korumakla kalmıyor, sağladığı yastıklama, kontrol veya desteklerle tüm ayak ve hatta bacak sağlımıza etkisi oluyor. Bu nedenle hem koşu ayakkabısı sektörü çok geniş ve çeşitli hem de bu konuda yazılanların sonu gelmek bilmiyor. Ben de bu konuda çok sayıda yazı yazdım. Ama yazılanlar, konuşulanlar hep sporu yaparken kullandığımız ayakkabılar ile ilgili. Peki, uzun ve yorucu antrenmanlar veya yarış sonrasında kullanılmak üzere dinlendirici modeller bu kalabalığın içinde sesini duyurabilir mi? Duyursa bile ne kadar ilgi çeker? Son dönemde, Salomon, bu tarzda bir modelini koşuculara ulaştırmaya çalışınca bu soruların cevaplarını da yavaş yavaş almaya başlıyor gibiyiz. Evet, Salomon, bu sporu yaparken değil, yaptıktan sonra kullanmamız için dinlendirci bir model üretiyor, RX S-Lab. Ben de son zamanlarda bu ayakkabıyı deneme fırsatı buldum. Gelin size biraz bahsedeyim.

Bilgi: Bu incelemeye konu olan ürün satıcısı tarafından bana test etmem için gönderilmiştir. Tüm görüş ve fikirler bana aittir. Yazı tamamıyla kendi deneyimlerimin özetidir. Ne deneyimlediysem olduğu gibi yazdım.

Aslında RX S-Lab‘ın çok da yeni bir model sayılmaz. 2011’de çıkan ilk nesilden sonra, 2012’de versiyon 2’de piyasaya sürülmüş. Koşucular tarafından çok uç olarak görülmemiş olacak ki 2013 yılında üçüncü nesli de üretilmiş. Benim kullandığım da bu son nesil ayakkabı. Aslında RX S-Lab Salomon’un koşu sonrası kullanılmak üzere ürettiği ilk ve tek model değil. Aynı amaca hizmet eden, RX Break ve RX Slide isimli iki değişik terlik ve RX Moc isimli bir ayakkabı modeli de mevcut. İşte RX S-Lab bunların tümünden bir adım ötesi ve belki de özelliklerinin bir araya getirilmiş hali.

Salomon RX S-Lab 3.0

Asıl işi dinlendirmek ve rahatlatmak olan bir ayakkabıdan ilk beklentiler çok hafif ve çok iyi nefes alabilir olmasıdır. RX S-Lab bunu çok özel üst kısmı ile sağlıyor. Ayakkabının üst kısmı, uzun saatler boyunca kapalı kalmış ayaklara bolca nefes aldıracak bir yapıda olan aynı zamanda da aşırı derecede hafif sensiFlex malzemeden üretilmiş. Bendeki ayakkabı 219 gr (44,5 numara). Yumuşak ve çok esnek yapısı ile neredeyse yok denecek bir hissiyatı var. Giymeyi kolaylaştıran bir açıklığı, ipleri ve dili yok. Ama esnek yapısı sayesinde kolayca giyilip çıkarılabiliyor. Üst kısımda sadece parmakları korumak için ön bölümde ve topuğu desteklemek için aşil bölümünde iki görece sert kısım var. Topuk kısmındaki bu sert kısmın iç tarafı da yumuşak bir dolguya sahip, dolayısıyla ayakkabının üst tarafı gerçekten çok rahat ve rahatlatıcı.

İç tabanı hem kavrayıcı hem de destekleyici olacak bir malzemeden üretilmiş. Rahat bir basış sağlayacak ve yastıklayacak kadar yumuşak ama gerektiği kadar da destekleyecek sertlikte. Giyer giymez ayağın tabanını sarmaladığını hissediyorsunuz. Orta taban ise EVA. EVA, hafif, yumuşak ve esnek bir malzeme. Sabitlemeden çok yastıklamaya ihtiyaç duyulan modellerde kullanılıyor. Bu ayakkabıda da orta tabanın yumuşak ve esnek olması tercih edildiğinden orta tabanı EVA yapmışlar. Tabii aynı ölçüde de çabuk yıpranan bir malzeme. Ama bu ayakkabıyı koşarken değil sonrasında kullanacağımız için yıpranmaya dayanıklılık en son düşüneceğimiz özellik oluyor. Ayakkabının topuk farkı standart koşu ayakkabılarında olduğu gibi 10-12 mm civarında. Yine koşu sırasında kullanmadığımızdan bu özelliğin de üzerinde durmuyorum. Dış tabanı ise hafiflik amacıyla oldukça az ve ince tutmuşlar. Tutuş ve dayanıklılık yine haliyle geri planda tutulmuş. Dinlendirici olarak veya günlük kullanım amacıyla kullanılacağından bu kadar dış taban bence yeterli.

Salomon RX S-Lab 3.0

Ben bir süre ayakkabıyı evde kullandım. Uzun koşulardan sonra evde terlik yerine kullanarak faydasını görmeye çalıştım. İlerleyen günlerde, mesai günlerinde sabah yaptığım yorucu antrenmanlar sonrasında günlük ayakkabı olarak kullanmaya başladım. Görüntüsü çok garip değil, hatta bence hoş. Dolayısı ile normal yaşamda ayakkabı olarak kullanılabiliyor. Dinlendirici özelliğini çok net ve tam anlamıyla hissettim desem doğru söylemiş sayılmam. Ama ayaklarımı çok yoran antrenmanlar sonrası başka bir ayakkabı yerine bunu giymek ayaklarımı daha rahat hissetmeme neden oldu diyebilirim. Çok hafif ve rahat nefes alıyor oluşu zaten ilk etapta bir ferahlık sağlıyor. Üstüne bir de iç tabanının yumuşak ve sarmalayan yapısı eklenince cidden bir toparlanma hissi oluyor.

“Bu ayakkabılar çok elzem, olmadan yaşanmaz, dinlenmek imkânsız olur” diyemem ama günlük kullanımda da giyebileceğiniz tarzda olduğunu düşünüyorsanız uzun koşular sonrasında günlük olarak kullanmak için edinebilirsiniz. Ne yazık ki çok fazla renk seçeneği yok. Turuncuya kaçan bir kırmızının ağırlıkta olduğu görünüme sahip. Yağmura çamura pek gelmez ama hava güzel olduğunda yorucu bir antrenmanı beklemeye bile gerek yok. Ben bu yaz sıkça kullanacağım sanırım.

Reklamlar
Sonraki Yazı
Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: