Kategori: Yarış

Spartathlon 2017’ye Doğru

Spartathlon 2017’ye Doğru


On gün sonra sabah 7:00’de Atina’da, Akropolis’in basamaklarında bir yarış başlayacak. Bu, o yarışın 35. başlangıcı olacak ve 1983 yılından beri koşulan yarışın bu edisyonunda başlangıç çizgisinde olmaya hak kazanan 399 kişiden biri de benim. Sparta’nın meydanındaki Kral Loenidas heykeline dokunabilmemiz için bize verilen 36 saatlik süre içinde bu iki şehir arasındaki yaklaşık 246 kilometrelik yolda hep birlikte ilerlemeye çalışacağız. Bunların olacağını haber verdiğim yazının üzerinden tam olarak 5 ay geçmiş. O zamandan beri neler olduğundan ve neler yaptığımdan bahsetmek, biraz içimi dökerek yarışa hazırlıklarımdan birini daha tamamlamak istiyorum.
Yazının devamı…

Aladağlar Sky Trail 2017

Aladağlar Sky Trail 2017

Processed with VSCOcam with 10 preset
Fotoğraf: Başak Gürbüz Derman

Geçtiğimiz hafta sonu yine Niğde-Çamardı’daydık. Üçüncüsü düzenlenen Aladağlar Sky Trail etkinliğinde neredeyse her şey önceki yıllarda olduğu gibiydi. Aslında büyük sayılabilecek bir değişiklik vardı; daha önceki yıllarda tek yarıştan oluşan etkinlik, bu sefer ana yarışına küçük bir kardeş eklenmiş haliyle gerçekleşti. Rota tanıtımı yazımda ve daha önceki yarış raporlarımda (20152016) adı geçen Aladağlar Sky Trail geçen seneki rotasında koşuldu, yani 46 km ve 3500+ m yükseklik kazanımına sahipti. Yeni kardeşi, Aladağlar Trail Jr. ise 15 km ve 950+ m yükseklik kazanımına sahip. Ben önceki iki yılda olduğu gibi ana yarışta koştum. Biraz ondan söz etmek isterim.
Yazının devamı…

İznik Ultra 140K Yarış Raporu

İznik Ultra 140K Yarış Raporu

18118649_1265465416904390_1232878990870816502_n
Fotoğraf: Aykut Üstündağ

Rota hazırlıklarına küçük de olsa katkı sağladığım, fikir alışverişlerinde paydaş olarak gelişimini izlediğim, ancak ilk yılında hazırlanmama karşın koşuyla ilgisiz nedenlerle katılamadığım İznik Ultra’da, 2013 ve 2015’te Orhangazi Ultra (80K), 2014’te ise İznik Dağ Maratonu (40K) parkurlarında koşma fırsatı yakalamıştım. 2016 yılında ise gönüllü olarak Örnekköy ve Süleymaniye kontrol noktalarında eşim Başak ve arkadaşım Serdar ile elimizden geldiğince koşanlara destek olmaya çalışmıştık. Bu etkinlikle/yarışla oldukça yakından ilişkili olduğum söylenebilir. Ancak bir türlü, etkinliğin ana fikri olan, İznik Gölü’nün çevresini patikalardan baştan sona dönmek konusuna yaklaşamamıştım. Sonunda bu yıl 22 Nisan günü bunu yapabildiğim için artık çok mutluyum. Uzun bekleyişten sonra gerçekleştiği için bu iş nasıl oldu anlatmak istedim.
 
Yazının devamı…

Bir Kitap, Bir Yarış, Bir Haber

Bir Kitap, Bir Yarış, Bir Haber

road_to_spartaGeçtiğimiz Ekim ayında Amazon’da ön siparişe çıktığını duyduğum Dean Karnazes’in son kitabı Road To Sparta’nın Kindle versiyonunu henüz yayınlanmamışken satın aldım. 24 Ekim’de indirilebilir hale gelir gelmez de okumaya başladım. Üçte ikisini hızla okudum ancak sonra yoğun bir dönem araya girdi ve uzun süre sonra ancak tamamlayabildim. Biraz kitaptan ve yazarından söz etmek, biraz da kitabın konusu olan yarış hakkında yazmak istedim.
Yazının devamı…

Runatolia 2017 İstatistikleri

Runatolia 2017 İstatistikleri

Geçen hafta sonu Antalya’da Runatolia yarışında yarı maraton koştum. Hedeflediğim 1:24 altı için gereken antrenmanları yapamadığımdan 1:25:09 ile yarışı tamamladım. Benim yarışım hakkında anlatılacak çok şey olmadığından bir yarış raporu yazmayacağım. Organizasyonda bence sorunlar vardı. Yarışın son 800 metresi geniş ve güzel bir caddede biterdi. Eminim bu yıl birçok insan (haberleri olmadığından -ki benim de yoktu) o son 800 metreyi bekleyerek, orada hızla koşarak bitişe geleceklerini umarak koştular ama hayal kırıklığına uğradılar. Eminim o caddeyi hemen trafiğe açmak için bu yıl parkurun o kısmını park içine almışlar. Daracık park içi beton yollarda (yarı maraton koşuyorsanız 10 km parkuru koşucularının kalabalığında) koşulan o son bölüm pek can sıkıcıydı. Öte yandan bitişteki yiyecek-içecek masaları yarı maraton ve 10 km koşanlarca tamamen tüketildiğinden asıl ihtiyacı olan maraton koşucularının elleri boş kaldı. Her şey affedilir belki ama bu pek affedilir bir hata değil. Neyse bu konularda sosyal medyada çokça yazılıyor.
Ben yarışın sonuç istatistiklerinden kısaca söz etmek istiyorum. Yarışın sonuçları halka açık olarak Depar Timing sitesinden sunuldu. Ben de tüm parkurların sonuçlarını indirip, üzerlerinde biraz çalıştım. Öncelikle genel katılım sayılarına ve bitirme oranlarına baktım. Şöyle rakamlara ulaştım:

Yazının devamı… Yazının devamı…

Festival des Templiers – Endurance Trail 100 km

Festival des Templiers – Endurance Trail 100 km

Endurance Trail madalyaBu yılın ana hedefi bir 100 mil yarışı koşmaktı. Diğer her şey ikinci plandaydı. Tamam, üç saatten hızlı bir maraton hep ve hala hedef, ama bu yılın ana hedefi değildi. Ana hedefe başarıyla ulaşıldığını önceki yazıda uzun uzadıya anlatmıştım. Peki bir yılda/sezonda en önemli hedefe başarıyla ulaşan koşucu sonrasında ne yapar? Yarış sonrası hüzün (post race blues) kaçınılmaz. İnsan büyük bir hedefe uzun zaman çalışıp ulaştığında “Eee şimdi ne olacak?” hissine muhakkak kapılıyor. Belki siz yaşamıyorsunuzdur, ama bunun genel bir durum olduğunu biliyorum; hem de sadece koşu veya spor konusunda değil, her konuda. Bu hissin bir etkisi de motivasyon düşüklüğü olabiliyor. Kurtulmanın bir yolu sonraki yarışı belirlemek ve ona odaklanmak. Bu büyük bir hedef olmayabilir, sadece koşulacak ve bitişe ulaşılacak bir yarış dahi bu konuda yardımcı olabilir. Ama öte yandan dinlenmek ve sakatlanmamak için de yeterli süre ayırmak gerekiyor. Bu dengeyi bulmanın çok kolay olmadığına daha önce değinmiştim. Sanırım bu sefer bardağı kırmadan kaldırabildim ve 100 mil yarışından tam 33 gün sonra 21 Ekim cuma günü Fransa’da bir 100 km yarışı koştum.
Yazının devamı…

Black River Run 100 mil yarış raporu

Black River Run 100 mil yarış raporu

We choose to do these things, not because they are easy, but because they are hard. _JFK

Bütün bunları kolay oldukları için değil, aksine zor oldukları için seçtik. _JFK

2016 yılı için iki önemli hedefim vardı; biri maratonu üç saatin altında bitirmek, diğeri ise bir 100 mil yarışı koşmak. Blogu takip edenler, ilkinin artık benim için ilginç bir çekişmeye dönüştüğünü, bir türlü o hedefime ulaşamadığımı zaten biliyorlar. Uzun mesafe koşusunun bana öğrettiği en güzel şey sabretmek, o nedenle o ilk hedef için uygun zamanın gelmesini sabırla beklemeyi sürdürüyorum. İkinci hedef için de sabretmem, sabırla çalışmam ve onu yapacak duruma geleceğim zamanı beklemem gerekiyordu. İşte ben o zamanın 2016 yılı olduğunu düşündüm, çalıştım ve 17-18 Eylül 2016 hafta sonu, ilk 100 mil yarışımı koştum.

Black River Run 2016 öncesi
Yarış başlamadan hemen önce

Yazının devamı… Yazının devamı…

Raidlight Aladağlar Sky Trail 2016 Yarış Raporu

Raidlight Aladağlar Sky Trail 2016 Yarış Raporu

Aladağlar Sky Trail - LogoBir rotada daha önce koşmuş olmak sonraki koşularda insanın daha rahat olmasını sağlıyor. Sanırım, yolda neyle karşılaşacağını tam olarak bilen zihin başka değişkenlere odaklanabiliyor. Bunu son olarak, geçtiğimiz hafta sonu cumartesi sabahı ikincisi koşulan Raidlight Aladağlar Sky Trail yarışının ilk bölümünde hissettim. Geçen yıl da koşmama rağmen ilk bölümünde diyorum çünkü bu yılki yarış rotasının son 15 kilometrelik kısmı ilk yıl koşulandan farklıydı. Yapılan değişiklik, rakamlarla veya grafiklerle ifade edilmiş, hatta uzun uzun anlatılmıştı ama geçen yıl yazdığım raporda da belirttiğim gibi “rakamlar, grafikler, hatta fotoğraflar bile orada olmanın nasıl bir şey olduğunu, o zorluğu anlatmaya yetmiyor”. Yarış sırasında fark ettim ki ya anlatılanları can kulağıyla dinlemedim ya da değişikliği biraz fazla hafife aldım. Rotadaki değişikliğin detaylarına değineceğim ama gelin önce yarışın genelinden ve benim bu yılki yarışımdan bahsedeyim.
Yazının devamı…

40. Paris Maratonu

40. Paris Maratonu

Paris maratonu madalyaHatırlar mısınız, robotik ve mekatronik teknolojilerinin henüz bu kadar gelişmediği yıllarda bir bardak suyu veya bir yumurtayı tutup kaldırmaya çalışan robot kol videoları vardı. O zamanlar, basıncı duyargalarla bugünkü kadar hassas algılatmak veya gücü motorlara şu anki kadar hassas uygulatmak zor bir işti. Bu işlerle uğraşmayan bizler için, bu basit işlevleri yerine getirirken bardakları veya yumurtayı parçalayan sakar robotları izlemek eğlendiriciydi. Çok yakın tarihli iki maraton koşmak konusunu düşündüğümde aklıma bu robot kollar ve başarılı/başarısız birçok video geliyor. “Ne ilgisi var” diye düşünüyorsanız, mart başındaki Runatolia’dan 4 hafta sonra koştuğum Paris Maratonu’nun aşağıdaki hikayesinde bu konuya da değineceğim.
Yazının devamı…

Runatolia 2016 Yarış Raporu

Runatolia 2016 Yarış Raporu

20160307_072038
Fotoğraf: Mert Derman

Geçen yıl Antalya’da maraton koşmama rağmen bir yarış raporu yazmamıştım. Belki blogun dikkatli takipçileri bunu fark etmiş ve başarısız bir yarış olduğundan raporunu yazmadığımı düşünmüş olabilir. O yarışa başlarken biraz hastaydım ve daha yarışın çok başlarında hiçbir şeyin istediğim gibi gitmediğini, gitmeyeceğini fark etmiştim. Hatta bir noktada neredeyse yarışı bırakmaya karar veriyordum. Böylesine kontrolsüz başlayıp biten bir yarışın raporunun kimseye bir faydası olmayacağını düşündüğüm için yazmadım. Bu yılın yarışını geçtiğimiz hafta sonu, 6 Mart pazar günü koştum. Hedefi tutturamadım ama raporu yazılmaya değer, kontrollü bir yarış koştuğumu düşünüyorum.
Yazının devamı…