Ölçümler konusuna devam: RunKeeper ve Nike+
İlk ölçümler başlıklı yazıda sadece basit, turları kaydedebilen kronometreli bir saatten söz etmiş ve daha teknolojik çözümlerden bahsedeceğim sözünü vermiştim. İşte bu yazıda onlardan ikisini ele alacağım.
RunKeeper
Bu teknolojik çözümlerden ilki bir iPhone uygulaması. Biliyorum ne kadar yaygın olsa da herkesin bir iPhone’u yok ama bu uygulama kendinden söz edilmesini hak ediyor. Uygulamanın adı RunKeeper…

RunKeeper iPhone’un GPS yeteneklerini kullanarak bir koşucunun (ve tabi bir bisikletçinin) ihtiyacı olabilecek birçok veriyi sağlayan uygulama. Nedir bu birçok veri? Mesafe, zaman, hız, tempo (pace), zaman, yakılan kalori miktarı, eğim ve harita üzerindeki rota. Koşu sırasında tüm bu verileri anlık olarak görebildiğiniz gibi çalışma sonrasında uygulamaya ait web sitesine de yükleyebiliyorsunuz (tabii bir hesap açmış olmanız şartıyla). Çalışmalarınızın tüm verisi, harita üzerinde işaretlenmiş rotası, eğim, hız vb. grafikleri içeren kayıtlar isterseniz herkese açık isterseniz ise size özel saklanıyor. Yani aslında bir önceki yazıda sözünü ettiğim DailyMile‘ın yaptığı kayıtları saklama işini üstlenen bir de web sitesi hizmeti de sunuyor uygulamanın geliştiricileri. Ve buraya kadar anlattığım tüm bunlar ücretsiz, evet çok şaşırtıcı ama öyle. Uygulamanın bir de paralı versiyonu var. Bu özelliklere ek olarak, çalışma sırasında sesli uyarı ve bilgilendirme mesajları, hazır ve sesle yönlendirmeli çalışma programları ve playlist uyumluluğu gibi gelişmiş özellikleri de barındıran bu versiyonun fiyatı 10 dolar. Web uygulamasının da paralı bir kısmı var; adı FitnessReports. Çalışma kayıtlarınızdan detaylı raporlar üretmeye yarayan bu kısmın detaylarını bilmiyorum. Çünkü ben hem iPhone uygulamasının hem de web uygulamasının ücretsiz olanlarını kullandım ve her ikisinden de çok memnun kaldım. İlk Ölçümler yazısında bahsettiğim Nike saatten sonra kullandığım araç RunKeeper oldu. Son altı aya kadar da sürekli kullandım. Vazgeçmemin tek nedeni kalp atım hızına ihtiyaç duymak oldu. Yazının devamı…

Yazdıklarımı okuyan bazılarının “E tamam çıkıp koşalım da, nasıl koşalım? Bir program bir yol gösterici olsa daha iyi olmaz mı?” dediklerini duyar gibiyim. O yüzden bildiğim ve gördüğüm kadarıyla başlangıç programlarından söz edeceğim bu yazıda. Bildiğim, gördüğüm kadarıyla diyorum çünkü ben koşmaya başladığımda ne yazık ki böyle programların varlığından haberim yoktu. Sadece çıkıp vücudumu dinleyerek koşmaya başlamıştım. Koşmaya biraz hızlı adapte oldum, bunun nedeni çok düzenli bir yaşamım olması, hiç sigara içmemiş olmam ve beslenmeme dikkat etmemi sağlayan bir eşim olmasıydı sanırım. Bu hızlı başlangıç tabi ki bende; birçok yeni başlayanda olduğu gibi; bazı ağrılara ve sakatlıklara neden oldu (başka bir yazıda detaylarına gireceğim). Bu yüzden yeni başlayacaklara bu başlangıç programlarını öneriyorum.
( 