Kategori: Yarış

Çayırova Yarı Maratonu ve 10K – 2013

Çayırova Yarı Maratonu ve 10K – 2013

Çayırova yarı maratonu finishİznik Ultra‘dan beri bir koşu yarışına katılmayı planlamıyordum. Aklıma hiç bir plan yoktu. Aslına bakarsanız başka bir dalda da bir yarış planım veya programım yoktu (hala da yok). Sadece yaklaşan birkaç triatlon yarışına daha fazla deneyim kazanmak üzere bitirme hedefiyle katılırım diye düşünüyordum. Arkadaşlarımızdan biri İznik sonrası koşu konusunda motive olunca hızla çalışmaya koyuldu ve hedef olarak Çayırova 10K yarışını benimsedi. Benden ve eşimden de kendisine eşlik etmemizi istedi. Bu davet üzerine Çayırova Yarı Maratonu ve 10K yarışının 3 senedir koşulduğunu ve benim halen bu yarışa katılmamış olduğumu anımsadım. Madem eşlik etmemiz istendi o zaman gidip koşalım dedik ve kaydımızı yaptırdık. Kayıt yaptırmama rağmen yarı maratona yönelik antrenmanlar yapmadım. Hedef yarışım değildi, sadece yarışı, organizasyonu, parkuru görmeye gidecektim.
Yazının devamı…

İznikUltra 2013

İznikUltra 2013

Don’t fear moving slowly forward … fear standing still.
(Yavaş bir biçimde ilerlemekten korkma… Durmaktan kork.)
– Kathleen Harris

İznikUltra
Fotoğraf: Başak Gürbüz Derman
Ben de İznikUltra‘nın 44. km’sinde tam olarak böyle düşünüyordum. Yarışın yarısı geride kalmıştı ama önümde duvar gibi yükselen ikinci büyük tırmanış uzayıp gidiyordu. Çıkışın bittiği yeri görmek için başımı neredeyse göğe kaldırmam gerekiyordu. Bu çıkış eğimi giderek artan sinir bozucu bir çıkış. Daha önce rota belirleme çalışması sırasında da burayı tırmanmıştım ama bir yarış değildi ve hiç acelem yoktu. 20 Nisan saat 12:15’de ise durum çok farklıydı. Arkamda, aşağıda bana gittikçe yaklaşan insanların seslerini duyuyordum. Sürekli durmaktan korkarak ama sadece yavaşlayarak o aptal tepeyi bitirdim. Önemli olan kendimi bitirmeden o tepeyi bitirmekti çünkü 80 kilometrelik bu yarışın o tepenin üstünde biteceğini çoktandır biliyordum.
Yazının devamı…

İlk Triatlon

İlk Triatlon

Triatlon ilustrasyonDenizde, büyük bir kalabalıkla aynı anda, üç duba ile oluşturtulmuş üçgenin etrafında iki tur atarak 1500 m yüzmek… Sudan koşarak çıkıp bisiklet için ayakkabı ve kask kuşandıktan sonra yine yüzlerce diğer bisikletli ile 5 kilometrelik bir turda keskin virajlar dönerek 8 kez dönmek… Bu ikisini sağ salim bitirip, koşu ayakkabısı giyip 2,5 kilometrelik bir parkurda 4 tur atıp 10 km koşmak… Okuması 20 saniye sürüyor ama gerçekleştirmesi ortalama 2-3 saat sürebiliyor.
Yazının devamı…

Geyik Koşuları 2013 – İkinci Yarış

Geyik Koşuları 2013 – İkinci Yarış

Bitiş (Fotoğraf: Ilgaz Kuruyazıcı)

Bu sene bir kupaya/koşu serisine dönüşmüş olan Geyik Koşularının ilkinde bundan tam 70 gün önce koşmuştum. Hatta o ilk yarışın raporunu yazarken yarışların sayısının arttığından da bahsetmiştim. Orada bahsettiğim bu artışın bir sonucu olarak 31 Mart pazar günü iki büyük yarış çakıştı. Biri düz bir asfalt yarışı olan Tarsus Yarımaratonu diğeri ise oldukça zorlu bir zemine ve parkura sahip Geyik patika koşusuydu. Bu serinin ilk yılında tüm yarışlarında yer almak istediğim için bu yıl Tarsus Yarımaratonu’nu pas geçip Geyik startında yer almaya karar verdim.
Yazının devamı…

8. Runtalya Sonuç İstatistikleri

8. Runtalya Sonuç İstatistikleri

3 Mart 2013 pazar günü koşulan 8. Uluslararası ÖGER Antalya Maratonu’nda ben de yarımaraton koştum. Kendi yarışımın detaylarını daha önce yazmıştım ancak (Avrasya için yaptığım gibi) yarışa biraz sayılarla bakmak istedim. Bu yıl Runtalya’da 2208 erkek, 1004 kadın, toplam 3212 kişi start almış. Bu koşucuların 2542si Türkiye’den 670si ise diğer ülkelerdenmiş.
Çıkardığım sayıları tablolar şeklinde vermeden önce özet çıkarımlarımı yazayım. Sonrasında siz tabloları kendi bakış açınızla incelersiniz.

  1. Runtalya’ya, Avrasya’nın yarısı kadar katılım var.
  2. Yine Avrasya’ya göre daha az sayıda yabancı geliyor.
  3. Runtalya’ya gelen yabancılar ağırlıkla maraton koşmak için geliyorlar. Yarımaraton ve 10k için gelmiyorlar.
  4. Ne yazık ki Türkiye’den çok az sayıda kadın maraton koşuyor.
  5. Bu sefer bitirme sürelerinin grafiğini çıkarmadım ama süreler çok şaşırtıcı bir şekilde 4 saat, 2 saat veya 1 saat gibi yuvarlak rakamlar olarak belirdi.

Yazının devamı…

Runtalya 2013

Runtalya 2013

Runtalya 2013
Yarış sonrası Umut ile finish pozu

Avrasya Maratonu‘ndan bu yana çok fazla koşu antrenmanı yaptığım söylenemez. Geçen bu 2-3 aylık süre benim koşmaya başladığımdan bu yana geçirdiğim en plansız, programsız dönem oldu. Daha önce de yazmıştım; ne yapacağını bilemez bir halde kısa kış günlerinin depresifliği içinde düzensiz birkaç ay geçti. Düzensiz de olsa spor yapmayı sürdürdüm ve koltuk patatesi olarak geçirmedim bu ayları. Aşağıda ocak ve şubat aylarının bir özeti var. Spor repertuarıma bisikleti ve yüzmeyi de eklemeyi başarmış görünüyorum.
Ama ne yazık ki şubat ayı başında kalçamda ve bacağımın arka üst bölümünde ağrılar başladı. Bunların kaynağı olarak aklıma birkaç alternatif veya paralel neden geliyor. İlk olarak sanırım Geyik Koşusundaki tırmanışlar ve zeminin aşırı çamur oluşu nedeniyle fazla zorlanma ile başladı. Ardından hemen yüzme, bisiklet ve koşu rutinine başladım. Sanırım kilitli pedal ile çekme hareketi pek de güçlü olmayan bir kas grubuma fazla yüklenmeme neden oldu. Bu ikisine aralıksız 10 günlük bir antrenman (bazı günler çift) silsilesi eklenince sakatlık ağırlaştı.
Yazının devamı…

Geyik Koşuları 2013 – İlk Yarış

Geyik Koşuları 2013 – İlk Yarış

Yarışın sonu
Yarışın sonu

Ülkedeki koşucuların yarış azlığından yakındığı dönemler yavaş yavaş geride kalıyor. Geçtiğimiz günlerde, 2013’te hangi yarışlar var diye bakınırken neredeyse her hafta sonu bir yarış olduğunu fark ettim. Sadece koşu ile değil bir yandan da triatlon ile ilgiliyseniz karar vermek giderek zorlaşıyor ve sanırım daha da zorlaşacak. Koşulan tam maraton sayısı halen az ama yol yarışları konusunda artık pek şikâyet edemeyeceğiz. Peki ya patika (trail) yarışları? O konuda da iki kişi (iki ekip) elinden geleni yapmaya çalışıyor. Bunlardan biri Çekmeköy ve civarındaki patikaları koşuculara açan, tanıştıran Bakiye Duran (Team Ultra Trail Runners) diğeri ise yazının konusunu oluşturan yarışı da düzenleyen Caner Odabaşoğlu (Macera Akademisi MCR Racesetter). (Çok etaplı, çok güne yayılmış çöl maratonu konusunda çalışan ve çok iyi işler çıkaran Taner Damcı ve Argos’u farklı bir kategoride gördüğümden sadece “iki” yazdım.)
Geçtiğimiz hafta sonu MCR Racesetter’ın iki yıldır düzenlediği ve bu yıl bir kupaya dönüştürdüğü Geyik Koşusu‘na katılmak üzere İstanbul’daydım.
Yazının devamı…

34. Avrasya Maratonu sonuç istatistikleri

34. Avrasya Maratonu sonuç istatistikleri

11 Kasım 2012 pazar günü koşulan 34. Vodafone İstanbul Avrasya Maratonu’nda ben de koştum. Nasıl koştuğumu ve organizasyon hakkındaki fikirlerimi bir yazıda dile getirmiştim. Sonra biraz da organizasyonu sayılarıyla incelemeye karar verdim. Sonuçlar pdf formatında paylaşıldı. Pdf’den veri ayrıştırmak biraz sıkıntılı. Ama detay sorgu için açılan maraton ve 15k sonuçlarını ilgili formlardan çekmek çok güç olmadı. Bu iki yarış hakkında biraz veri toplayınca ilginç bazı sonuçlarla karşılaştım.
İlk olarak genel katılım verisine baktım.
Yazının devamı…

34. Vodafone İstanbul Avrasya Maratonu

34. Vodafone İstanbul Avrasya Maratonu

Avrasya maratonu son metreler
Son metreler

Haziran ayında Avrasya Maratonu’nu koşmaya karar verdiğimde nasıl bir antrenman programı uygulayacağımı düşünürken bana daha anlamlı gelen “Advanced Marathoning” kitabındaki programlardı. Neden sonra, dördüncü defa F.I.R.S.T‘ü uygulamaya karar verdim. Sanırım bunda, triatlon hedefi ve yüzmeye başlama kararım etkin oldu. F.I.R.S.T haftada 3 anahtar koşu antrenmanı ve 2 adet de koşu dışı antrenman öneriyor. Ben de haftada 3 defa yüzerek, hem yüzmemi geliştirmeye hem de F.I.R.S.T’ün bu yaklaşımını uygulamaya karar verdim. Aksi taktirde haftada 5-6 gün koşacak ve yüzmeye zaman ayıramayacaktım. Daha önce 3 defa bu programı kullanmış 3:39 maraton derecemi sırasıyla 3:31, 3:24 ve 3:22‘ye çekmiştim. Yeniden işe yarayacağını düşündüm. Ama olmadı, pazar günü Avrasya Maratonu’nda 3:21.11 koşabildim. Aşağıda hem yarış raporumu hem de çıkarımlarımı okuyabilirsiniz.
Yazının devamı…

Eymir Yarı Maratonu Koşuldu

Eymir Yarı Maratonu Koşuldu

Eymir yarı maratonu parkuruPazar günü, Ankara, sonunda bir uzun mesafe koşu yarışına ev sahipliği yaptı. Ülkenin başkentinde, en büyük ikinci şehrinde bir iki tane koşu etkinliği dışında ciddi bir uzun mesafe yarışı olmayışı sanırım sadece beni düşündürmemiştir bunca yıl. Neyse ki Yarış Takvimi, sponsorlarının da desteğiyle bunu başardı. Eymir gibi güzel bir parkurda yarı maraton ve 10K yarışları koşuldu.
290 kişi yarı maraton, 442 kişi de 10K için, toplam 732 koşucu başlangıç takı altında yerini aldı. Başlangıç noktasında, Yarış Takvimi’nin Türkiye’deki yarışlara kazandırdığı iki güzel özellik ilgi çekiyordu. İlki, koşucuların tempolarına uygun dizilip start almaları için tempo levhaları, ikincisi ise beş özel zaman için tempocu koşucuların ellerinde balonlarla hazır beklemeleri. Ben de o tempo koşucularından biri olarak 4:30 dk/km ve 5:00 dk/km levhalarının arasında elimde üzerinde 1:39 yazan koca balonumla yerimi aldım.
Yazının devamı…