Çayırova Yarı Maratonu ve 10K – 2013
İznik Ultra‘dan beri bir koşu yarışına katılmayı planlamıyordum. Aklıma hiç bir plan yoktu. Aslına bakarsanız başka bir dalda da bir yarış planım veya programım yoktu (hala da yok). Sadece yaklaşan birkaç triatlon yarışına daha fazla deneyim kazanmak üzere bitirme hedefiyle katılırım diye düşünüyordum. Arkadaşlarımızdan biri İznik sonrası koşu konusunda motive olunca hızla çalışmaya koyuldu ve hedef olarak Çayırova 10K yarışını benimsedi. Benden ve eşimden de kendisine eşlik etmemizi istedi. Bu davet üzerine Çayırova Yarı Maratonu ve 10K yarışının 3 senedir koşulduğunu ve benim halen bu yarışa katılmamış olduğumu anımsadım. Madem eşlik etmemiz istendi o zaman gidip koşalım dedik ve kaydımızı yaptırdık. Kayıt yaptırmama rağmen yarı maratona yönelik antrenmanlar yapmadım. Hedef yarışım değildi, sadece yarışı, organizasyonu, parkuru görmeye gidecektim.
Yazının devamı…


Denizde, büyük bir kalabalıkla aynı anda, üç duba ile oluşturtulmuş üçgenin etrafında iki tur atarak 1500 m yüzmek… Sudan koşarak çıkıp bisiklet için ayakkabı ve kask kuşandıktan sonra yine yüzlerce diğer bisikletli ile 5 kilometrelik bir turda keskin virajlar dönerek 8 kez dönmek… Bu ikisini sağ salim bitirip, koşu ayakkabısı giyip 2,5 kilometrelik bir parkurda 4 tur atıp 10 km koşmak… Okuması 20 saniye sürüyor ama gerçekleştirmesi ortalama 2-3 saat sürebiliyor.
Interval veya tempo antrenmanları konusunda sürekli birbirimizi tüm antrenman boyunca tutarlı olmak konusunda uyarıyoruz. Intervalleri yaparken hızlı bölümleri dengeli olacak şekilde kendimizi ayarlamaya, bu nedenle belki de ilk birkaçını yapabileceğimizden daha yavaş yapmaya çalışıyoruz. Çünkü fizyoloji bize tempoyu dengeli tutmanın enerji depoları açısından en doğru yöntem olduğunu ve bu şekilde yapmamızı söylüyor. Ama geçtiğimiz birkaç ayını Kenya’da antrenman yaparak geçiren Kanadalı maraton koşucusu 
