Reklamlar

Saucony Virrata İncelemesi

Saucony VirrataAğır, kalın tabanlı ve topuk farkı çok fazla olan ayakkabılardansa daha hafif, esnek ve topuk farkı düşük ayakkabıları tercih ediyorum. Daha önceki ayakkabı incelemelerimi ve ayakkabılar üzerine yazdığım birkaç yazıyı okuyanlar bu eğilimimi fark etmişlerdir. Saucony’nin bu kategorideki en çok satan model serisi olan Kinvara‘yı epey kullandım. İçinde yarı ve tam maraton koştum. Üçüncü nesli ile bir de triatlon koşu bölümü tamamladım. Kinvara benim koşu tarzıma ve ayak yapıma çok uygun. Bir inceleme yazısında da onun kuzeni hakkında bir şeyler yazmak istedim.

Saucony’nin minimalist ayakkabı kategorisinde Kinvara ve Hattori arasında bir boşluk vardı. Kinvara 4 mm topuk farkı ve yeterli yastıklama ile geçiş için ideal bir modelken, Hattori tam bir “çıplak ayak” (barefoot) ayakkabıydı. Bu tabir bana çok komik geliyor ama bu şekilde kullanılıyor ne yazık ki. Hattori bir çorap gibi ayağı sarıyor, sıfır topuk farkı var ve yere çok yakın (13 mm). İşte bu ikisi arasındaki boşluğu dolduracak bir model olarak Saucony Virrata’yı duyurmuştu. 2013’ün ocak şubat aylarında Amerika’da mağazalarda ortaya çıkacağını bildiğimden Türkiye’ye ancak yazın gelir diye düşünüyordum. Geyik Koşuları’nın ikincisi için mart ayında İstanbul’a gitmişken yeni açılan Outrunner‘ı görmek istedim. Aklımda hiç ayakkabı almak yoktu. Mağazaya girer girmez Virrata’yı gördüm ve çok şaşırdım. Sevgili Selçuk’a şaşkınlığımı dile getirdiğimde denemek isteyip istemediğimi sordu. Tabii ki denemek istiyordum. Hemen iki ayağıma birden giyip denedim. İlk intiba çok iyiydi ama değerlendirmem için koşmam gerekiyordu. Selçuk, “bu ayakkabıyı denemeni, giymeni ve değerlendirmeni isterim” deyip bir çift hediye etti. Ne kadar teşekkür etsem azdır.

Bilgi: Bu incelemeye konu olan ürün satıcısı tarafından bana hediye edilmiştir. Tüm görüş ve fikirler bana aittir. Yazı tamamıyla kendi deneyimlerimin özetidir. Ne ölçtüysem veya deneyimlediysem olduğu gibi yazdım.

Saucony Virrata

Virrata’yı evde incelediğimde ilk fark ettiğim şey Kinvara ile olan inanılmaz benzerlikleriydi. Biraz daha detaya indiğimde ise aslında bazı temel farklılıkları olduğunu gördüm. Bu yüzden yazının başında “kuzen” tabirini kullandım. Şu sıralar sık kullandığım için Kinvara 3 ile karşılaştırmam da kolay oldu. Virrata çok farklı renk kombinasyonları ile üretilmiş ama internette gördüklerimin neredeyse tamamı benimki gibi siyah yeşil olandandı. Virrata’nın üst kısmı da Kinvara gibi çift kat ve ilk kattan alttaki katı rahatlıkla görebiliyorsunuz. Dıştaki katman biraz sertçe, plastiksi bir yapıda. İçteki ise yumuşak ve ayağı rahatsız etmiyor. Üst kısımda herhangi bir kontrol mekanizması yok. Kinvara gibi yumuşak ve ayağı saran bir yapısı var. Dili çok ince ama ipleri sıkınca herhangi bir rahatsızlık vermiyor. İpler birçok ayakkabıda ve Kinvara 3’te olduğu gibi üst kısma açılmış deliklerden değil üst kısma iliştirilmiş kumaş uzantılardan geçiyor. Deliklerden geçen ipler ayakkabıyı sıkıştırdığınızda, aşağı doğru çekmeden dolayı tam da bu deliklerin olduğu yerlerde daha fazla sıkar. Virrata’daki gibi olan sistemde ise iki tarafı birbirine doğru çektiğinden genel bir sıkılaşma sağlanabilir. Bu çok bilimsel veya bir yerlerden okuduğum bir şey değil, ben böyle hissediyor ve fark ediyorum. Farklı koşucular farklı bağlama sistemlerinde rahat ediyorlardır. Ben Virrata’daki yapıyı daha kullanışlı ve rahat buluyorum.

Virrata, sıfır topuk farkı olan bir tabana sahip. Önde de topukta da 17 mm yükseklikte. Tabanı neredeyse tamamıyla EVO, yani çok çok yumuşak. Elinizle bastırdığınızda bile bunu kolayca anlayabilirsiniz. Ayrıca Kinvara’dan farklı olarak tüm taban üçgen parçalardan oluşuyor. Kinvara’nın da tabanının bunlara benzer üçgenlerden vardı fakat hem sadece ön kısmında hem de çok daha ince. Virrata’nın tabanındakiler oldukça şişkin yapıdalar. Hem çok yumuşak bir malzemeden olması hem de bu yapısı nedeniyle net bir biçimde hissedilen ciddi bir yastıklama sağlıyor. Eğer tabanda az da olsa sertlik, katılık olmalı diyenlerdenseniz Virrata size uymayacak. Ama “topuk farkı 4 mm bile olsa canımı sıkıyor, basışımı etkiliyor istemiyorum, yastıklamadan da vazgeçemiyorum” diyorsanız işte ayakkabınız bu.

Saucony Virrata

Taban malzemesinin hafifliğinden ve dış tabanının çok az (topuğun dış kısmında ve tam başparmağın altında biraz) olmasından mütevellit Virrata çok hafif. Saucony kendi sitesinde 9 numara için 184 gr demiş. Ben 11 numara giyiyorum. Bendeki Kinvara 3, 242 gr, yine benim kullandığım Virrata da 210 gr. 32 gr az gibi görünebilir ama %14 gibi bir fark demek ve ayakkabı için bu çok önemli bir fark. Zaten ayağınızdayken koştuğunuzda da hafiflik ilk dikkatinizi çeken özelliği oluyor. Tabii bu hafiflik beraberinde çabuk eskimeyi de getirebiliyor. Basışınıza göre bazı bölümlerin çok çabuk yıpranması kaçınılmaz ama eğer basışınız sürtünmeyi aza indiriyorsa yıpranma çok çabuk olmuyor. Averaj koşucu için konuşacak olursak bu tabanın ömrü çok uzun olmayabilir. Tabanla ilgili başka bir konu da parçalı yapısından dolayı çok esnek olması. Basış sırasında ayağınız rahatça eğilip bükülebiliyor. Ancak internette okuduğum bazı inceleme yazılarında bu parçalı yapının üçgenler arasında kalan derin bölümlerinden birinin tam ayak topunun (başparmağın bittiği yerdeki kısım) altına gelmesi durumunda rahatsızlık yarattığına dair görüşler var. Diğer bazı inceleme yazarları da bu durumun yanlış numara kullanımından kaynaklanabileceğini, yarım numaranın bile fark yaratabileceğini belirtmişler. Satın alırken denediğinizde bu detaya dikkat etmeniz faydalı olacaktır.

Kinvara 3’ün topuk arkası, aşile denk gelen kısmı oldukça yüksek. Yani aşil çevresinde oldukça yukarı kadar devam ediyor. Virrata da ise bu durum yok. Bilek kısmı alçak. Bazı koşucular için bu detay oldukça önemli olduğundan bunun altını çizmek istedim. Ayrıca Kinvara 3’ün bilek kısmında yan bölümlerde içeride destekleyici minik yastıklar var. Bu minik yastıklar aşilin iki tarafındaki boşlukları dolduruyorlar ve yüksek bilek de eklenince oldukça sıkı sarıyor. Bu yastıklar Virrata’da yok. Bilek de alçak olunca ayağı daha da fazla rahat bırakıyor. Ben bu açıdan Virrata’yı daha rahat buldum ama fark benim için çok da büyük değil. İki ayakkabı ile de koşarken rahatım.

Kinvara 3 ile aralarındaki bir fark da ayakkabının üstten bakıldığındaki yapısı. Kinvara 3 daha içe kavisli ve burun kısmı daha geniş. Aşağıdaki resimde net bir şekilde görebilirsiniz. Virrata ise daha düz bir yapıda. Burun kısmı da bir miktar dar. Ben Kinvara’nınki gibi burna sahip ayakkabılarla daha rahat ediyorum. Virrata’nın burun yapısının düz olduğunu ilk fark ettiğimde henüz koşuya çıkmamıştım. Biraz aklım karışmıştı, acaba bu burun rahatsızlık yaratacak mı diye endişelendim. Neyse ki şu ana kadar hiç sorun yaratmadı. Dış görüntüsü dar ve düz olsa da ayak içinde bunu hissetmiyor. Yukarı doğru da oldukça geniş olduğundan ayağın ön kısmı rahat ediyor.

Virrata ve Kinvara

Üstteki Kinvara3 alttaki Virrata

Özetle, minimalist ayakkabılarla rahat ediyorsanız, esnek, topuk farkı olmayan ama bol yastıklama sağlayan bir ayakkabı arıyorsanız Virrata’yı deneyin derim. Denediğinizde de bilek yüksekliğine (düşük olmasına), bağlama sistemine ve burun kısmının düz oluşuna özel olarak dikkat edin. Ayağınızın yapısını ve neyle rahat ettiğinizi en iyi siz bilirsiniz. Burada verdiğim detaylara göre deneyip denememeye ve denerken neye dikkat edeceğinize karar verebilirsiniz.

Reklamlar
Önceki Yazı
Yorum bırakın

5 Yorum

  1. Gülser Karahisar Özcan

     /  15/05/2013

    Merhaba Mert Derman, daha önce Adım Adım grubunun düzenlediği Mülkiyeliler’deki seminerinize katılmıştım.Orada sizinle ayaküstü konuşmuştum.Ayakkabı seçimi konusunda da yazılarınızı okuyup bilgilenmiştim. Elif Tepeli ile görüşüyorum.En son Runtalya’da 21Km’yi 2.08’de koştum.52 yaşındayım ama Avrasya’da bu yıl 42Km’yi koşmayı planlıyorum.Yazınızı okuduktan sonra bu ayakkabıdan da edinsem mi diye düşünmeye başladım. Deneyimlerinizi samimiyetle paylaşmanız ne güzel bir davranış.. Teşekkürler…

    Cevapla
    • mertderman

       /  15/05/2013

      teşekkürler… yarımaraton için tebrikler ve yeni hedefte de başarılar…

      Cevapla
  2. Ali Murat

     /  16/05/2013

    Mükemmel bir inceleme hemen kendime bu aykkabıdan edinicem ve hedeflerimi gerçekleştirmek için koşmaya başlıyacağım.

    Cevapla
  1. Her Güne Bir Yarı Maraton | Ritim
  2. On Cloudsurfer | Ritim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: