Reklamlar

Garmin 910XT mi Garmin Fenix2 mi?

Fenix2Uzunca bir süredir Garmin 910XT kullanıyorum. Aklımda hep detaylı bir inceleme yazısı yazmak vardı ama bir türlü fırsat bulamadım. Aslına bakarsanız artık her saat için detaylı inceleme yazıları yazmak da anlamlı gelmiyor. Zaten teknoloji hep bir öncekinin üzerine yeni özellikler eklenerek ilerliyor. Her seferinde aynı özelliklerden bahsetmek biraz garip oluyor. Zaten dünyada bu işi (çok çok iyi) yapan insanlar da var. Onların inceleme yazıları İngilizce oluyor ama şöyle bir göz atınca saat hakkında genel bir fikir edinebiliyor insan. Hem bu nedenlerle hem de bir türlü fırsat bulamadığımdan 910XT hakkında bir inceleme yazmadım. Son günlerde bir arkadaşımdan ödünç aldığım Garmin Fenix2 saati kullanıyorum. O saati kurcalamakta olduğumu duyanlar 910XT ile karşılaştırmalı sorular sormaya başladılar. Hatta aynı kategoride gibi görünen Suunto Ambit ile karşılaştırmalı sorular soranlar da oldu. Suunto kullanmadım ve sadece okuduklarıma dayanarak cevap vermek istemem ama 910XT ve Fenix2 hakkında karşılaştırmalı olarak neler düşündüğümü kısaca yazmak istedim.

910XT’nin hedef kitlesi ağırlıklı olarak çoklu sporlarla uğraşanlar (aslında büyük oranda triatletleri kastediyorum ama çoklu spor daha havalı bir tabir 🙂 ). Fenix2’nin hedef kitlesinde de bu insanlar var ama ek olarak patikada uzun koşanlar, dağ yürüyüşleri yapanlar ve benzeri navigasyon ihtiyacı olan bir grup var. Bence zaten ilk fark burada kendini gösteriyor. Aşağıdaki liste bence bu ek grubun ihtiyaçlarına cevap veriyor:

  • Pil ömrü (uzun aralıklarla noktalar aldığında) 50 saat. (910XT 20 saat)
  • Avlanma, balıkçılık ve deniz durumu bilgisi (910XT’de yok)
  • Sıcaklık kaydı (910XT’de yok)
  • Navigasyon: telefondan parkur ve rota indirme (910XT’de yok)
  • Daha sağlam kasa, düşmelere, çarpmalara daha dayanıklı (910XT biraz daha hassas)

Ben acemice triatlon yapmaya çalışan biri olarak yukarıdakilerin hiçbirini umursamıyorum açıkçası. Çok kafayı bozmadıysam yapacağım en uzun triatlon 17-18 saat sürebilir. Ondan da uzun bir şeyler yapıyorsam zamanın, hızın vs. pek bir önemi de kalmıyor, bırakalım da pil bitsin. Yani 20 saat pil ömrü ile yaşayabilirim. Bu konuda iki anektod anlatabilirim. Geçen sene İznik’te 80k koşarken sonlara doğru 3 kişi birlikte ilerliyorduk. Üçümüzün de kolundaki saatin (ben o zaman Fr610 kullanıyordum) pili tükendi ve ne kilometreden ne de saatten haberimiz vardı. Sonradan bize yetişen bir arkadaşımızda 910XT olduğunu görüp her türlü bilgiyi ondan almıştık. Yarışı 9,5 saatte tamamladığımızda dahi onun saati çalışmaya devam ediyordu. İkincisini ise çok yakında Kopenhag’da Ironman yarışında yaşadım. İkinci değişimde saati bisiklette unutmuştum. Yarışı tamamlayıp, biraz dinlenip, üstümü değiştirdikten epey sonra bisikleti almaya gittiğimde hala GPS açık bir şekilde çalışmaya devam ediyordu; pil durumu da hiç fena değildi. Anlayacağınız bu maddelerle sizin de işiniz yoksa şimdilik Fenix2’yi düşünmenize gerek yok.

Dikey salınım

Koşu özelindeki farklılıklar biraz daha fazla ve belki bazılarının çok ilgisini çekebilir. Fenix2, özel göğüs nabız bandı sayesinde koşu dinamiği ile ilgili detaylı bilgiler kaydedebiliyor/gösterebiliyor. Kadans, dikey salınım ve ayağın yerde geçirdiği süre gibi adım atış ve/veya koşu formuna yönelik güzel veriler bunlar. Kadansı zaten biliyorsunuz, dakikada attığımız adım sayısı. Bunu hali hazırda kullandığınız başka bir model saatte (destekliyorsa) footpod (ayakkabıya takılan küçük bir cihaz) kullanarak elde edebiliyorsunuz. Diğer ikisi ise şu anda footpod ile dahi elde edemediğimiz veriler. Dikey salınım, koşarken her adımda ne kadar yükselip alçaldığınız konusunda fikir veriyor. Yani ne kadar zıplayarak koştuğunuzu. Biliyorsunuz, koşarken dikey düzlemde yaptığınız işler için harcadığınız enerji boşa gidiyor. Dolayısıyla bu değeri düşük tutmak koşu ekonomisi açısından önemli. Sonuncusu olan ayağın yerde geçirdiği süre (ground contact time) ise adım atış dinamikleri ile ilgili detay bir veri. Aslında kadansla ters orantılı bir veri ve aynı konuya işaret ediyor. Kadans arttıkça bu değer azalıyor. Yani yapmak istediğimiz şey uzun adımlar atmayarak kadansı artırmak ve dolayısıyla yerde geçen zamanı azaltmak ve zıplamayı azaltıp dikey salınımı düşük tutarak boşa giden enerjiyi minimize etmek. Bu veriler bu yönde ilerlemek için kullanılabilecek veriler. Peki, çok önemli mi? Veri konusunda hassas biri olduğumdan benim için ilgi çekici olsa da bunlar olmadan da yaşayabilirim. Arada bir bu verileri incelemek isterim ama her koşuda bunlara odaklanmak istemem. Bence birçok koşucu için yılda bir iki kez merak edilebilecek bir konu ve olmaması da çok sorun yaratmaz. Bunlar da beni Fenix2 konusunda ikna edemedi. Kaldı ki bu verileri okuyan nabız bandı olduğundan 910XT’ye yazılım güncellemesi ile bu özelliğin eklenebileceğini düşünüyorum/umuyorum. Bu olmayacaksa da 910XT’nin devamı olan modelde kesin bu özellik eklenecek.

Kadans

Yine koşu konusunda devam edersek… Fenix2’nin koşucuları tavlamak için başka özellikleri de var. Aslında bu özellikler bir önceki paragrafta saydıklarımızın üzerinden elde edilebilen, hesaplanabilen şeyler. Nedir bunlar? Tahmini VO2Max değeri, belirli mesafelerde tahmini yarış dereceleri, toparlanma/dinlenme süresi önerisi, toparlanma/dinlenme denetlemesi ve antrenmanın etkisi. Fenix2, yukarıda sözünü ettiğim nabız bandının sağladığı verileri ve nabız verilerindeki değişimleri kullanarak VO2Max tahmini yapabiliyor. Bunu kullanarak da yarış sonucu tahminleri oluşturabiliyor. Aslında burada yaptığını siz de şu siteyi kullanarak yapabilir, son zamanlarda yaptığınız bir yarış derecesi üzerinden benzer verilere ulaşabilirsiniz. Yapılan şey çok benzer. Benim bu site üzerinden ulaştığım, gerçek VO2Max testi ile öğrendiğim ve Fenix2 tarafından bulunan değerlerim birbirine çok yakın. Bu özellik de arada bir görmek isteyeceğim ama sürekli sahip olmak için uğraşmayacağım bir özellik. Yaptığınız antrenman sonrasında size dinlenme süresi önerisi yaparken nasıl bir yol izliyor bilmiyorum ama sonraki antrenmana başladıktan 5-6 dakika sonra da gerçekten yeterince dinlenmiş misiniz onu da size söyleyebiliyor. Zaten bunu, siz çok büyük doğrulukla hissedebilirsiniz, emin olun. Garmin de ayıp olmasın diye “iyi” ve “yeterli” gibi şeyler söylüyor. Ben “hiç dinlenmemişsin” dediğini görmedim :). Son olarak yine tüm bu veriler üzerinden hesapladığı antrenman kazanımı veya antrenman puanı gibi bir veri daha var. Beşlik bir skalada antrenmanın neye hizmet ettiğini size söylüyor.

Özel nabız bandı

Nabız bandı ve üzerindeki koşan adam figürü

Bu son paragraf biraz daha dikkat çekici ama sahip olduğum 910XT’den vazgeçip Fenix2 almama yeterli olmuyor. Arkadaşımdan ilk aldığımda bu veriler çok hoşuma gitmişti ama birkaç antrenman sonra bakmaz oldum. Zaten uzun süredir koşuyorsanız tüm bu verileri aşağı yukarı kendiniz de biliyor, hesaplayabiliyor veya hissediyorsunuz.

Koşu konusunda Fenix2’nin son kozu, koşu bandında koşanlar için geliyor. Fenix2, footpod kullanmadan da kapalı alanda, koşu bandında mesafe, hız ve kadans verisi sağlayabiliyor. Bunu yapmak için içinde gömülü olan akselerometreyi kullanıyor. Yalnız hıza göre adım mesafesi gibi değişkenleri daha önceden yaptığınız GPS erişimli, dış alan koşularınızdan yola çıkarak hesaplıyor. Bu nedenle koşu bandında sağlıklı veri alabilmek için saati bir süre dışarıda kullanmış olmak gerekiyor. Eğer koşularınızın çoğunu içeride yapıyorsanız bu özellik ilginizi çekebilir. Ben neredeyse hiç koşu bandında koşmuyorum o nedenle işime yarayabilecek bir özellik değil.

Fenix2’nin beni kandırmak için öne sürdüğü son şeyse sadece gülüp geçmeme neden oluyor: Bluetooth desteği ile koşu sırasında yanımda taşıyacağım telefonumdaki uyarıları saat üzerinden bana gösterme özelliği. Öncelikle telefonumu yanımda taşımak istemiyorum. Daha da ötesi koşarken Twitter’da adım anılmış mı bilmek istemiyorum. Şaka bir yana bunlar işe yarayabilecek özellikler. Bu tip bir şeye ihtiyacınız varsa gerçekten güzel bir fırsat. Bunun yanı sıra yine aynı iletişim kanalını kullanarak anlık olarak bulunduğunuz yerin takip edilmesini de sağlayabiliyorsunuz. Koşarken telefonunu yanında taşıyan ve telefondaki uyarıları bileğinde görmek/hissetmek isteyenler için güzel özellik ama benim ilgimi çekmiyor.

910xt ve Fenix2

Soldakini okuyamıyorum… 😦

Tüm bunların yanında Fenix2’nin kullanıcı deneyimi de bence kötü olmuş. Düğmelerin yerleşimi ve işlevleri, menülerin dizilimi ve erişimleri 910XT’ye göre kötüye gitmiş diyebilirim. Acaba ben 910XT’ye alıştığım için mi böyle düşünüyorum diye özellikle dikkat ettim ve alışmaya çalıştım ama hayır, öyle değil. İki saati de kullanan varsa ne demek istediğimi anlayacaktır. Kullanıcı deneyimi derken kastettiğim bir başka şey de ekranın görülebilirliği ve okunabilirliği. Fenix2’de koyu renk arka plan üzerine açık renk (beyaz veya kırmızı) karakterler tercih edilmiş. Ayrıca yuvarlak bir şekle sahip olduğundan üçlü ve dörtlü veri gösterimi olan ekranlarda karakterler aşırı küçük seçilmiş. Bu ikisi birleşince görmek/okumak çok güç hale gelmiş. Özellikle bitirdiğiniz bir antrenmanın detaylarını incelediğiniz ekranda o kadar küçük karakterler kullanılmış ki, okumak için büyütece ihtiyaç var. Başlarda yine alışkanlık meselesi olabilir diye düşünmüştüm ama kullandıkça bu konuda haklı olduğuma inandım. Hatta bir iki gün önce Garmin, Special Edition isimli yeni bir Fenix2 sürümü duyurdu. Bu sürümde sadece iki değişiklik var: açık renk üzerine siyah karakterle gösterim ve kırmızı kordon. Demek ki bu konuda çok şikâyet almışlar. Bu sizin için de sorunsa ve yine de Fenix2 almayı düşünüyorsanız bu yeni sürümü alın derim.

Bir de Fenix2, çevresel aksesuarlarla Ant+ protokolü ile iletişim kurmasına rağmen bilgisayara veri transferi söz konusu olduğunda Bluetooth tercih ediyor. Bu durumda veri transferini çok rahat ve hızlı yaptığımız Ant Agent’ı kullanamıyor onun yerine USB üzerinden aktarım yapabilmek için Garmin Express denen yeni bir programı kullanmak zorunda kalıyoruz. Bu program beni oldukça zorladı. Çalışıyor, aktarım gerçekleşiyor ama biraz nazlı gibi. Ant Agent ile sorunsuzca yapabildiğim bu işi bazen sıkıntı yaşayarak yapmak canımı biraz sıktı. Belki sorun bendedir bilemiyorum ama deneyimim çok da olumlu değil.

Tüm bunları göz önünde tutunca 910XT bence traitletler için Garmin ailesindeki doğru seçim diyebilirim. Quick Release Kit denen, saati koldan bisiklete ve yeniden bisikletten kola almayı kolaylaştıran/hızlandıran aksesuarı da kullanıyorsanız 910XT şimdilik vazgeçilmez. Son bir iki haftada Fenix2 beni tavlayamadı. Sürekli açık kalarak günlük saat olarak kullanılabilmesi ve görünümü ile belki biraz düşündürdü ama sonra günlük saat kullanmadığımı da anımsayıp tamamen bir kenara kaldırdım.

Ek: Aşağıdaki özellikleri her iki saat de barındırıyor. Zaten artık bunlar nerdeyse olmazsa olmazla olduğundan ve her ikisinde de var olduklarından detaylarına girmedim.

  • Su geçirmezlik 50m
  • Sesli ve titreşimli uyarılar
  • Bisiklette powermetre ile kullanım
  • Bisiklette kadans/hız sensörü uyumluluk
  • Yüzmede açık su ve havuz (farklı boyutlarda) desteği
  • Yüzmede tur ve kulaç sayma
  • Triatlon ve çoklu spor modu
  • Özel antrenman yaratma ve uygulama (örn. interval)
  • Oto start/stop, oto tur, virtual partner özellikleri
  • GPS izi izleyebilme ve başlangıca dön özelliği
  • Rakım ölçme (barometrik)
  • Pusula (Fenix2’de manyetik, 910XT’de GPS ile)
  • Birçok aksesuarla çalışabilme
Reklamlar
Yorum bırakın

6 Yorum

  1. Dogan

     /  19/09/2014

    inceleme gerçekten güzel olmuş elinize sağlık. 910xt şu an kullandığım bir saat ve genel olarak memnunum. Ama her ne kadar iyi bir saat olsa da eskiden kullanmış olduğum Polar’a göre hem yazılım hem de antrenman kayıtlarını yüklediğimiz web sitesi olarak hala çok geride. son olarak 2 sorum var;
    fenixde connect.garmin.com’dan antrenman programı yüklemesi var mı?
    dış sıcaklığı, fenix1deki gibi extra aksesuar sayesinde mi yoksa kendi içine gömülü sensörden mi ölçüyor?

    Cevapla
    • mertderman

       /  19/09/2014

      Garmin’de antrenmanları yüklediğiniz site ve diğer yazılımlar konusunda gerçekten bir sorun var. O nedenle birçok insan verilerini başka sitelere de (örn: Strava) yükleyerek orada incelemeyi tercih ediyor. O konuda haklısınız. Tek söylemek istediğim saat veya modelle değil genel olarak marka ile ilgili bir sorun.

      Evet, Garmin Connect’te antrenman yaratıp saate gönderebiliyorsunuz.

      Sıcaklık ölçümü Fenix2’de gömülü sendör sayesinde oluyor. Ben ekstra bir aksesuar kullanmadım.

      Cevapla
  2. Hiç garmin saat kullanmamış olsam da sayenizde sıradaki saatimi seçmek için hiç bir yerde bulamayacağım bilgiler öğrenmiş oluyorum. Benim için bilgisayar başında oturup geçmiş koşu verilerimi kontrol etmek ve gelişimimi izlemek koşunun en eğlenceli yanı. Bunu polar araçları ile çok iyi bir şekilde yapabiliyorsunuz. Hatta bunu diğer kullanıcılar ile yapılabilecek challenge sistemi ile oyun haline getirmişler.
    Koşuya başlarken mesafe ölçtüğünü görünce bilgisiz bir şekilde polar ft80 saati satın almıştım. Dahili gps özelliği olmadığı için koşularımı footpod ile kaydetmeye çalışıyorum. Footpod ince kalem pille çalışıyor yaklaşık her 50km de bir pil değiştirmek gerekiyor eğer pil değiştirmeyi unutursanız koşu sırasında birden mesafe ölçmeyi bırakıyor. Ayrıca yine footpod un pili yeni değişmiş olsa bile saat ve footpod arasında kopukluklar oluyor. Mesela interval yaparken hızımı on saniye kadar sıfır olarak gösteriyor zaten direk bir moral bozukluğu yaşıyorsunuz.
    Sanırım alabileceğim en kötü koşu amaçlı saati satın almışım. Bende sizin yolunuzdan geldiğim için koşuyu ana sporum olarak bırakarak triatlona kaymak istiyorum. Bir sonraki saat için polar v800 düşünüyorum umarım yine pişman olmam.

    Cevapla
    • Dogan

       /  20/09/2014

      Barış Bey selamlar, kesinlikle V800 ile devam edin, polardan sonra garmine geçince gerçekten çok şey kaybetmiş olacaksınız. dahili gps özelliği olmadığını saymazsak, 910xt’den önceki kullanmış olduğum rcx5 bile 910xt’den daha iyi diyebilirim. 910xt ile devam etmemin tek nedeni de 4’lü data fields’dir 🙂

      Cevapla
  3. Dogan

     /  20/09/2014

    ayrıca, 2013 sonundan bu yana 910xt’de hala yazılım güncellemesi gelmemesi ayrı bir problem. en azından, Mert ağabeyin yazısında belirtmiş olduğu gibi göğüs bandından pedometre ölçümü özelliğinin yeni bir güncelleme ile kesinlikle gelmesi gerekir diye düşünüyorum.

    Cevapla
  1. İncelemeler | RunBursa

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: