Ritim Blog

Adidas Solar Boost incelemesi

solar_boost_yan_kucukSon yazdığım ayakkabı incelemesinin başında ayakkabı incelemeleri ve onları okuyup değerlendirmek konularında bir giriş yapmıştım. Her incelemeyi okurken bunları akılda tutmakta fayda var ama ben her seferinde yeniden yazmayacağım. Zaten bu blogun okuyucuları benim incelemelere nasıl yaklaştığımı ve ne amaçla paylaştığımı çok iyi biliyorlar. Yine de bahsettiğim girişi merak ediyorsanız Adidas Ultra Boost 3.0 incelemesinin başlangıcını okuyabilirisiniz.

Bu yazıda yine bir Adidas hakkında görüşlerimi paylaşacağım. Bu seferki model Solar Boost. Son dönemde Adidas’ın birçok modelinin isminde Boost kelimesine rastlamamız tesadüf değil. Bu modelin de orta tabanı Boost malzemesinden oluşuyor, o nedenle Boost ailesinin bir üyesi. Ayakkabı ile 120 kilometreden fazla koştum. Epeyce bir zaman da günlük yaşamda kullandım. Artık hakkında yeterli fikrim ve bilgim var. Gelin çok uzatmadan incelemeye girelim.

Açıklama: Bu incelemeye konu olan ürün Türkiye dağıtıcısı tarafından bana denemem, kullanmam ve görüşlerimi paylaşmam için verilmiştir. Her zaman söylediğim gibi ayakkabı tamamen kişiye özel bir ekipman olduğundan bir marka veya model hakkında çok iyi ya da çok kötü diye genelleme yapmak zaten mümkün değildir. İncelemeleri deneyimlerini paylaşan kişinin ayak, bacak ve genel vücut yapısı, koşu formu gibi kişisel özelliklerine göre okumak önemlidir. Ürün hakkındaki tüm görüş ve fikirler bana aittir. Yazı tamamıyla kendi deneyimlerimin özetidir. Ne gördüysem ve deneyimlediysem olduğu gibi yazdım.

Ayakkabının üst kısmından başlayalım. Ultra Boostlardan sonra bu ayakkabıyı çok sevdim. Çünkü Ultra Boost’ta sevdiğim şeyler kalmış, hoşuma gitmeyen şeyler değişmiş, yerlerine daha iyi olduğunu düşündüğüm özellikler gelmiş. Anımsarsanız Ultra Boost’un üst kısmını çok yumuşak bulduğumu, ayrıca doğru kullanmaya başlayana kadar ayak tarağının etrafını saran (Adidas bantları şeklindeki) sert plastikten ilk zamanlarda biraz rahatsız olduğumu yazmıştım. Solar Boost’ta tarak kemiklerini saran bu kısım Tailored Fiber Placement denilen özel bir örgü malzemeden yapılmış, plastik hiç kullanılmamış. Fiberlerden oluşan yapıların çevresini örerek üretilen bu malzeme istenilen sertlikte ve şekilde tasarlanabiliyor. Ayakkabının yan ve arka kısmı bu örgüyle oluşturulmuş, rahatsız etmeyecek derecede sert ve destekleyici. Böylece sert plastik gibi kısıtlayıcı değilken bile yeterli derecede stabilite ve destek sağlayabiliyor. Ön kısım ise ilginç başka bir malzemeden. Ben neoprene benzettim ama tabii ki değil, daha çok kalın TechFit gibi düşünebilirsiniz. Bu malzeme esnek ve sıkı bir tutuş sağlıyor önde. Sıkılığı başta “acaba bu bana küçük mü” diye düşündürecek kadar. Ama bir süre giyince anlıyorsunuz ki sadece sarmalaması için böyle yapılmış ve parmaklar içeride çok rahat hareket edebiliyor. Bu sıkılıktan korkmayın çünkü büyük ihtimalle seveceksiniz. Ultra Boost’ta bu kısmın aşırı gevşek yapıda olması az da olsa garip bir his veriyordu. Bu şekilde olunca ayakkabı ayakla daha iyi bütünleşebilmiş.

Üst kısım ile ilgili söyleyeceğim diğer bir şey de topuğu iki yandan saran, buradan ayağın her iki tarafta yan kısımlarını izleyerek öne doğru uzanan EVA (Ethylene-vinyl acetate, bir tür yumuşak plastik) destekler. Adidas’ın Solar Propulsion Rail ismini verdiği bu destekler (fotoğraftaki mavi turuncu kısımlar) ayağın hareketini kısıtlamadan basışı düzenliyor. Hiçbir şey hissetmiyorsunuz ama basışınıza kılavuzluk eden bir yapı olduğunu sezebiliyorsunuz. Özellikle topuğun iki yanında daha da yükselen kısmı çok faydalı buldum. Ortayı, aşilin alt kımının tam arkasını ise boş bırakmışlar. Bu kısımda daha yumuşak farklı bir malzeme var ve yeterli oluyor. Aşilin arkasında bilek kısmı oldukça yüksek. Epey uzun bir şekilde yukarı uzanan bu kısım çok yumuşak malzemeden, sadece ayakkabıyı giyerken tutup çekmekte işe yarıyor bence; belki bir de şık bir görünüm veriyor olabilir. Dil Ultra Boost’taki gibi ayakkabının üst kısmı ile tam bir şekilde bütünleşmiyor, yani bu kısımda bir patik gibi değil. Yine ayrılmayan bir yapıda ama TFP kısmın altında kalan, tabandan başlayıp yükselen şekilde ve öndeki malzemeden yapılmış. Bu güzel bir karar olmuş çünkü TFP burada ayağı rahatsız edebilirdi. Dili farklı ve daha yumuşak ve esnek bir malzemeden yapıp TFP’nin altına kaydırmak burayı rahat hale getirmiş.

Üst kısımla ilgili -hatta belki ayakkabının tümüyle ilgili- tek sorun ön kısımdaki malzemenin hava geçirmiyor oluşu. Bu durum ayağın fazla ısınmasına neden oluyor. Belki soğuk kış günleri için sorun olmaz hatta işe yarayabilir bile ama içinde bulunduğumuz şu yaz aylarında bir buçuk saatten uzun koşularda ayak aşırı ısınabiliyor. Antrenman sırasında, koşmaya dalıp gidince belki fark etmeyebilir insan ama günlük kullanımda çok net hissedilebiliyor.

Atakkabının orta tabanı tümüyle Boost malzemeden. Adidas bu malzemeyi önde gelen kimya şirketlerinden biri olan BASF ile birlikte icat etti. TPU’yu (termoplastik poliüretan) küçük enerji topçukları şeklinde üretip sonra da bir kalıpta bir araya getiriyorlar. Bu şekilde elde edilen tabanın koşu ayakkabısı seköründe en yüksek enerji dönüşünü sağladığı söyleniyor. Bu da kaybedilen enerji miktarının az olması demek. Yani bu malzeme, koşucunun harcadığı enerjinin adım atışı sırasında kaybolan kısmını minimize ediyor demek. Tüm boost tabanlar gibi bu ayakkabının tabanı da oldukça yumuşak ve epey yastıklama sağlıyor. Ancak Solar Boost’ta Ultra Boost’tan farklı olarak tabandaki Torsion plastiği oldukça fazla. Ultra’da sadece iç kısımda topuğun hemen önünde az miktarda var olan bu plastik yapı Solar’da ön kısmın iç ve dış bölümünde de var (aşağıdaki taban fotoğrafında siyah dış tabanın deliklerinden turuncu kısımları görebilirsiniz). Dolayısıyla yumuşak Boost malzemeyi destekliyor ve aşırı gevşeklikten koruyor. Böylece ayakkabı adım atışa Ultra’dan biraz daha iyi tepki veriyor (bence). Dış taban ise Continental lastik gergin ağ (Stretch Web) şeklinde. Continental lastik hem dayanıklı hem de birçok zeminde iyi tutuş sağlıyor. Ben ayakkabıyı hem standart pistte, hem plastik halı parkurda, hem asfaltta hem de teknik olmayan patikada (düz toprak zemin) kullandım. Tümünde rahat ettim. Hem tempo koşularındaki hız ve kadansa desteğini hem de uzun koşulardaki yastıklamasını ve kılavuzluğunu beğendim. Tabii özel bir patika ayakkabısının ihtiyaçlarına sahip değil ama kısa ve düzgün patika zeminine sahip koşularda da kullanılabilir olduğunu söyleyebilirim.

Ayakkabı neutral olarak tanıtılıyor. Tanımlara göre bence de uygun bir kategorizasyon. Taban yüksekliği topukta 32, önde 22 mm, yani topuk farkı 10 mm. Ayak köprüsü tipi normal (ne düşük ne de çok yüksek). İlk koşularımda ayakkabıyı çok hafif hissettim. Hatta “Ultra Boost’tan hafif yapmayı nasıl başarmışlar” diye düşündüm. Ancak sonradan tarttığımda iki ayakkabının tam olarak aynı ağırlıkta olduklarını gördüm. Benim numaramda (46, US 11,5) teki 333 gr. Ama inanın çok daha hafif bir hissi var. Bunun nasıl olduğunu açıklayamam ama bazen daha hafif ayakkabıları daha ağır hissettiğim oluyor.

Ayakkabı incelemelerimde neredeyse hiç değinmediğim bir konu ayakkabının görünüşüdür. Performansın ve koşu sırasındaki davranışın çok önemli olduğunu düşündüğümden işin bu kısmı benim için seçimlerimde hiç önem arz etmez. Ama bu ayakkabı için şunu söylemeden edemeyeceğim, bence görünüşü çok şık. Siyah üst kısım ile hem tabandaki beyaz mazleme hem de yanlardaki mavi-turuncu bantlar güzel bir zıtlık oluşturmuş. Zaten biraz da bu yüzden koşu dışında da kullanıyorum.

Umarım inceleme faydalı olmuştur. Siz de bu modeli kullandıysanız fikirlerinizi lütfen yorumlar kısmında paylaşın. İyi antrenmanlar.

Exit mobile version