
Bu popüler yarışa katılmak isteyen sporcuların çokluğu ve yarışın zorluğu, organizatörleri katılım için önkoşullar koyma zorunluluğuna itmiştir. Organizasyon ekibi her parkur için belirli puan gereksinimleri belirlemiş ve bu puanların hangi yarışlar koşularak elde edilebileceğini web sitelerinde duyurmuşlardır. İşte yazımızın konusunu olan DASK-ADAM etkinliğine de bu noktada geliyoruz. “Doğa Araştırmaları, Sporları ve Kurtarma Derneği“nin (DASK) her yıl düzenlediği “Anadolu Dağ Maratonu” (ADAM), UTMB için gerekli puanları vermektedir. DASK-ADAM, Dünya Dağ Maratonları listesinde yer alan bir yarışmadır ve tüm bu etkinliklerle aynı standartlarda yapılmaktadır. ADAM’dan söz etmeye, UTMB üzerinden gelmemin nedeni, genelde ülkemizdeki sporcuların önce UTMB’ye katılmayı amaçlayıp, ardından puan arayışına girdiklerinde ADAM’a ulaşmaları. Ülkemizde son yıllara dek bu alanda tek etkinlik olan DASK-ADAM’a bu yıl ben de bir arkadaşımla birlikte katılacağım. Gelin kısaca DASK’ı ve ADAM’ı tanıyalım.
ADAM’ın tanımını da yine DASK’ın sitesinde yer aldığı gibi okuyalım: “Doğa sporcularının, doğacıların ve gezginlerin bedensel düzeylerini, doğada yön bulma ve izleme becerilerini sınamalarına olanak verecek biçimde düzenlenmiştir. Periyodik olarak her yıl farklı coğrafyalarda düzenlenir. İkişer kişilik takımlar, kendilerine verilen bir haritadan yararlanarak belli bir parkur boyunca bir dağ zirvesini veya silsilesini, bir yakasından diğerine zamana karşı ve koordinatları verilen istasyonlara uğramak şartıyla yürüyerek aşarlar ve yarışı tamamlarlar.” Tanımından da anlaşılacağı üzere ADAM, sadece koşu veya yürüme performansının yüksekliği ile tamamlanabilecek veya kazanılabilecek bir yarış değildir. Ayrıca doğada yön bulma, harita ve pusula kullanımı gibi yetkinlikleri de gerektiren, yani orienteering sporunu da içeren bir yarışmadır. 2000 yılından beri düzenlenen yarış 3 parkurda koşuluyor. Uzun, orta ve kısa olarak adlandırılan bu parkurların hem mesafeleri hem de zorluk dereceleri birbirinden farklı. Doğada iyi performansa sahip kişilere uygun olan “Uzun Parkur”, yaklaşık 50-70 km, zor ve uzun bir parkur. Orta düzey performansın yeterli olduğu ve uzun parkura göre daha kolay bir rota olan “Orta Parkur”, yaklaşık 30-40 km. Yürüyüşü seven herkesin katılabileceği, kendini doğada sınayabileceği bir parkur olan “Kısa Parkur” ise 15-25 km uzunluğunda.
Yarışma boyunca takımdaki iki sporcunun sürekli yanyana olması, her ikisinin de belirlenen asgari donanımı sürekli yanlarında taşımaları ve ara istasyonlara belirlenen sürelerde ulaşmaları gerekmektedir. Bunlar ve diğer tüm kurallar ve uygulamalar için etkinliğin genel kurallarını gözden geçirebilirsiniz. Her yıla ait katılım ücretleri, etkinlik tarihi ve o yıla özgü kurallar yarıştan yaklaşık bir ay kadar önce duyuruluyor. Bu yıl, 15-17 Temmuz’da Bolu’da düzenlenecek olan yarış için, katılım ücreti takım başına 150 lira olarak belirlenmiş ve yarışmacı takım sayısı her parkur için 50 ile sınırlandırılmış.
Biz, her ne kadar performansımıza güveniyor olsak da doğada yön bulma ve harita okuma gibi konulardaki deneyim eksikliğimiz ve bu tip bir yarışa ilk defa katılacak olmamız nedeniyle “Orta Parkur”u seçtik. Bizim gibi harita okuma, pusula kullanma gibi konularda eksiği olan ekipler için yarıştan önceki gün küçük bir seminer olacağını da öğrendik, bu haber bizi sevndirdi. Kaydımızı yaptırdık, gerekli donanımları temin etmeye çalışıyor, heyecanla yarış tarihini bekliyoruz.